KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/18141 E., 2023/10670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hâkimliği
- Sayısı
- 2021/4542
- Kabahat
- 1567 sayılı Kanun'a muhalefet
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 141.925,95 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/4625 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.07.2021 tarihli ve 2021/4542 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/103403 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/103403 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin 18/10/2019 tarihli 405.862,20 Amerikan doları tutarlı gümrük
beyannamesi kapsamında gerçekleşen ihracata ilişkin yurt içine getirilmesi gereken bedellerin tahsil süresi olan 22/04/2020 tarihine kadar getirilmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 141.925,95 Türk lirası idari para cezası uygulanmış ise de;
1- Kabahatlinin idari para cezasına başvuru dilekçesinde özetle Amerika Birleşik Devletlerinde yerleşik ... International PTE Ltd. ünvanlı şirkete 2018-2019 yıllarında, 5 fatura ile toplam bedeli 1.613.362,20 USD olan ihracat gerçekleştirildiğini, bunlara karşılık olarak da anılan şirketten yine bu döneme sari 1.613.207,20 USD ödeme alındığı ve ... Bankası A.Ş. ve ...
Bankası T.A.O. aracılığıyla yurda getirdiğini, yapılan ihracatlar dolayısıyla anılan şirketten yalnızca 155,20 USD alacaklarının kaldığını bu miktarın da Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar kapsamında terkin sınırında bulunduğunu savunduğu, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin de kabahatlinin savunmasını destekler mahiyette olduğu, buna göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uygulanan idari para cezasına sebep oluşturan 405.862,20 USD bedelli ihracatın 51.900 USD bedelli kısmının daha önceki yapılan ihracatlar karşılığında fazladan alınan bedellerle mahsup edilerek önceden alındığı,
kalan kısmının ise mevzuatta öngörülen süre içerisinde yurda getirildiği, bu itibarla kabahatin oluşmayacağı,
Kabule göre de;
2- 1567 sayılı Kanun'un 1. maddesinde "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar.
İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir.
Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, Hazine ve Maliye Bakanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 22/10/2020 tarihli yazısına nazaran kabahatli şirketin ihracata yönelik beyanda bulunduğu 405.862,20 Amerikan dolarından 323.980,00 Amerikan dolarının ilgili yurt içi bankaya transferinin gerçekleştiği bakiye 81.882,20 Amerikan dolarının yurda getirilerek aracı bankaya yatırılmadığı anlaşılmakla,
anılan düzenleme gereğince yurda getirilmeyen miktar yönünden rayiç bedel karşılığı üzerinden %5 idari para cezası uygulanması gerektiği gözetilmeden beyannamede belirtilen ihracat bedelinin tamamı üzerinden uygulanan idari yaptırım kararına yönelik itirazın anılan yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) nolu istem yönünden yapılan değerlendirmede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (1) nolu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/4542 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, kabahatli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2020 tarihli ve 2020/1701 İdari Yaptırım Soruşturma, 2020/419 İdari Yaptırım Karar sayılı idari yaptırım kararı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE,
4.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) nolu istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18141, K. 2023/10670, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama