Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/18309 E. , 2025/8805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/764 E., 2023/333 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla t
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/18309 E. , 2025/8805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/764 E., 2023/333 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34., 230. ve 289/9. maddesinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği halde, hükmün "delillerin değerlendirilmesi, kabul ve gerekçe" bölümünde dosya kapsamıyla bağlantısı olmayan olay ve sanıklardan bahsedilmesi suretiyle gerekçelendirilerek karışıklığa neden olunması, 2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, bozma ilamı sonrasında sanığın mahkemeye sunduğu 08.04.2021 tarihli dilekçesinde "tebliğ edilmesi halinde etkin pişmanlık ve kamu zararını ödemek istediğini" belirterek adres bildirdiği; ancak en son bildirdiği bu adrese dosya kapsamında yapılan tebligat bulunmadığı anlaşılmakla, en son bildirdiği adresine dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren kanuni ihtarat yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 3. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yalnızca numune eşyanın müsaderesine, imha edilen eşyaların ise müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi, 4. Dosya kapsamında tek sanık olduğu halde, katılan lehine vekaletin "sanıklardan" alınmasına karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.