İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/18403 Karar: 2024/10611 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/18403 K.2024/10611

7. Ceza Dairesi 2023/18403 E. , 2024/10611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3533 E., 2022/2184 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ba

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/18403 E. , 2024/10611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3533 E., 2022/2184 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ba

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/18403 E. , 2024/10611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3533 E., 2022/2184 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kanun iadesi üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebebi, öncelikle hakkında beraat kararı verilmesine, aksi durum hasıl olursa lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir. II. OLAY VE OLGULAR Olay tutanağına göre, 09.02.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerince sanığın sevk ve idaresindeki ..... plakalı araçtan şüphelenilmesi üzerine durdurularak araçta ne olduğunun sorulduğu, sanığın da çuvallarda kaçak sigara olduğunu beyan ederek rızaen kolluk kuvvetlerine verdiği ve toplam 4.540 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Malen sorumlu ... beyanında, aracını 2014 Ağustos ayında Kardeşler Oto Kiralama isimli iş yerine sözleşme yapmadan 1 yıllığına kiraladığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında (KEMT) belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan 5 yıl 6 ay 10 gün hapis ve 27.760,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan incelemede, istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiştir. Kanun iadesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan 5 yıl 6 ay 10 gün hapis ve 27.760,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına, trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan incelemede, istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince tekerrüre esas alınması gereken kararın Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/237 Esas ve 2010/695 Karar sayılı kararı olduğu ve aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususun bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu dosyada uyarlama yargılaması yapılarak Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 2008/237 Esas, 2010/695 Karar sayılı kararıyla düşme kararı verildiği ve verilen kararın 14.06.2022 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususları tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 09.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 24.02.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında, Dairemizin 2022/5222 Esasına kayıtlı Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/333 Esas, 2021/700 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.10.2015 olduğu, Yine yapılan sorgulamada, istinaf edilmeden 17.01.2023 tarihinde kesinleşen Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1401 Esas, 2022/1114 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.11.2015 olduğu, Dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerini 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa, soruşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını ödenmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağına dair ihtarat yapıldığı, ancak daha sonra kovuşturma aşamasında yeniden KEMT varakası alınması nedeniyle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeyerek, mahkemece gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeden sanığın ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, 3.Mahkemece 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/22. maddeleri gereği sanığın 6 yıl 8 ay hapis ve 1.666 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.388 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi yerine maddi hesap hatası yapılarak sanığın 5 yıl 6 ay 10 gün hapis ve 1.388 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini, 4.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla