Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/20188 E. , 2026/6624 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/428 E., 2022/85 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/428 E., 2022/85 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 63.3
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/20188 E. , 2026/6624 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/428 E., 2022/85 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/428 E., 2022/85 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 63.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116755 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116755 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yer alan "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çekbedelinin karşılıksız kalan miktarı" ve Yine aynı Kanun'un 5/11.maddesinde yer alan "Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir" şeklindeki düzenlemelere göre, 5941 sayılı Kanun'un, 5237 sayılı Kanun'un adlî para cezası sistemine uygun şekilde düzenlenmiş olduğundan, adli para cezasının gün karşılığı olarak miktarı belirtilen ilamlarda, mahkemece bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ne kadar ise, aynı miktar üzerinden ödenmeyen adli para cezasının infaz savcılığınca hapse çevrilmesi gerektiği, Somut olayda, şikâyete konu 27/06/2018 keşide tarihli, Türkiye ..... Bankası ...İzmir Şubesine ait ve 64.900,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığından bahisle yapılan ilk yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ve bir gün karşılığı adli para cezasının miktarının 100,00 Türk Lirası üzerinden hesaplanarak hükmedilen İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/562 esas, 2019/390 sayılı kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14/10/2020 tarihli ve 2019/3447 esas, 2020/3442 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada neticesinde 30 gün adli para cezası ve bir gün karşılığı adli para cezasının miktarının 20,00 Türk Lirası üzerinden hesaplanıp, sanık hakkında sonuç ceza olarak bozma öncesi verilen 63.300,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Bozma öncesi ilk hükümde 5 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 100,00 Türk Lirası, bozma sonrası verilen hükümde ise 30 gün adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 Türk Lirası olmak üzere adli para cezasına çevrildiği, infaz aşamasında ödenmeyen adli para cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi uyarınca günlüğü mahkemenin çevirdiği oran olan 100, 00... ,00 TL üzerinden hapis cezasına çevrilmesi gerekeceği, bu haliyle para cezası yerine çektirilecek hapis süresi bakımından ilk kurulan hükmün sanığın lehine olduğu ve önceki hükümde aleyhe istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle mahkemesince önceki hükümde belirlenen gün sayısı ve miktarının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek değiştirilmemesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesindeki düzenleme "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki düzenleme ise "... çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." şeklinde olup, somut olayda, İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesinin gerek 16.04.2019 tarihli, gerekse kanun yararına bozma istemine konu 08.03.2022 tarihli kararlarında, yukarıda anılan düzenlemeye uygun olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/1-2 maddesi uyarınca adli para cezası belirlendikten sonra, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca çekin karşılıksız kalan miktarı olan 63.300,00 TL'ye yükseltildiği, dolayısıyla her iki hükümde sonuç cezalar aynı olup, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, adli para cezasının ödenmemesi halinde ne şekilde hapse çevrileceği ve infaz edileceği ise 5272 sayılı Kanun'un 106. maddesinde düzenlen infaz hukukuna ilişkin olup, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca infaza ilişkin hususların kazanılmış hakka konu olamayacağı anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.