KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/20263 E., 2025/7387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1381 E., 2023/1192 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Temyiz edenler
- Sanık ..., katılan ... İdaresi vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/2. maddesinde yer alan "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." şeklindeki ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında,
uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında cezanın infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına, aynı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmolunan 17.900,00 TL maktû vekalet ücretinin hükümde sehven ''17.9000,00 TL'' olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına ''15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20263, K. 2025/7387, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama