Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/20330 E. , 2024/11736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/580 E., 2022/792 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/20330 E. , 2024/11736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/580 E., 2022/792 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.08.2022 tarihli ve 2021/580 Esas, 2022/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına (2 kez) ve 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin kanun yolu incelemesinden geçmeksizin usulüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 94660652-105-23-14825-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121406 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121406 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Elazığ Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından gönderilen yazı ve eki içeriğine göre, sanığa yoklama kaçağı kalmak eyleminden dolayı hakkında 18/03/2014 tarihli ve 70 karar sayısı ile 6.167,00 Türk lirası idarî para cezası verildiği ve bu kararın sanığa 18/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmemesi nedeniyle 03/07/2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu, sanığın idarî para cezası kesinleştikten sonra geçerli bir özrü olmaksızın yoklamasını emsallerinin son celp döneminin son gününden sonra yaptırarak ya da mazeretine dair belgeyi yurt dışı temsilcilikleri ile askerlik şubesine bu tarihten sonra ibraz etmeyerek 29/12/2018 - 19/05/2020 tarihleri arasında yoklama kaçağı kaldığı, sanığın 19/05/2020 tarihinde yakalandığı, yoklamasını yaptırmadan 19/05/2020-29/03/2021 tarihleri arasında yoklama kaçağı kaldığı, sanığın 29/03/2021 tarihinde yakalandığı, yoklamasını yaptırmadan 29/03/2021-08/08/2021 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalıp atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, 1-29/12/2018 - 19/05/2020 ile 19/05/2020 - 29/03/2021 tarihlerini kapsayan suç dönemleri yönünden yapılan incelemede; Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/08/2022 tarihli ve 2021/580 esas, 2022/792 sayılı ilamının A bendinde sanık hakkında 19/05/2020 - 29/03/2021 tarihleri arasında işlediği yoklama kaçağı suçu dolayısıyla verilen mahkûmiyet hükmünün, sanığın 11/03/2021 tarihinde İzmir/Buca (Kapatılan) Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunması nedeniyle hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırma ve askere sevkini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşıldığından ilgili a bendi uyarınca verilen karar içeriğindeki suç tarihlerinin 19/05/2020 - 11/03/2021 olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde belirlenmesinde, 2-29/03/2021 - 08/08/2021 tarihlerini kapsayan suç dönemleri bakımından yapılan incelemede; 20/07/2020 tarihli Askeralma Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. bendinde "1 yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler birlik ve kurumlarınca bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılıklarına teslim edilerek hizmet durum belgesi ile geçici olarak terhis edilir. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar hakkında tahliyelerinde ceza evi idarelerince 15 günlük süre içerisinde askerlik şubesine müracaat edeceklerine dair belge imzalatılarak askerlik şubesine gönderilir" şeklinde ve aynı Yönetmeliğin 49/3-a maddesinde "Yoklama döneminde veya yoklama kaçağı durumunda bulunan tutuklu ve hükmen tutukluların askerlikleri o yılın sonuna, hükümlülerin askerlikleri ise şartlı tahliye tarihine kadar ertelenir. Tahliye olmadıkları sürece tutukluların ve hükmen tutukluların ertelemesine yıllık olarak devam edilir. Tutuklu, hükmen tutuklu veya hükümlüler tahliye edildikleri yıl askerlik çağına giren doğumlularla birlikte yoklamaya tâbî tutulur." şeklinde yer alan düzenlemeler ile,Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2023 tarihli ve 2022/16387 esas, 2023/331 sayılı ilâmında yer alan, " ... Askerî Ceza Kanunun 63. maddesi ile yaptırıma bağlanan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, diğer unsurların yanı sıra, bu suçun failinin kabule değer bir özrünün (mazeretinin) bulunmaması gerekmektedir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden ve dosya kapsamında yer alan Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 14/06/2022 tarihli yazısı ile ekinde yer alan belgelerin tetkikinden ... suç tarihleri olan 14/09/2020 - 13/11/2020 tarihleri arasında hükümlü olduğu, hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırma ve askere sevkini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur ... " şeklindeki açıklamaları nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, kanun yararına bozma incelemesi sırasında UYAP taraf tedbir bilgileri ekranında yer alan ceza evi bilgileri sorulama ekranında inceleme yapıldığında sanığın yoklama işlemlerini yapmakla yükümlü olduğu dönem olan 11 Mart - 03 Ağustos 2021 tarihlerini kapsayan dönemde, İzmir/Buca (Kapatılan) Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırma ve askere sevkini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan 29/03/2021 - 08/08/2021 tarihlerini kapsayan suç dönemi yönünden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1632 sayılı Kanun'un 63. maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle yükümlülerin kabahat teşkil eden eylemlerine ilişkin kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir. Somut olayda; Elazığ Valiliği İl İdare Kurulu tarafından düzenlenen 18.03.2024 tarihli ve 70 Karar sayılı idari para cezasının, sanığın adres kayıt sistemindeki resmi adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığa doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmıştır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.