İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/2104 Karar: 2025/2291 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2104 K.2025/2291

7. Ceza Dairesi 2023/2104 E. , 2025/2291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2021/592 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar t

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/2104 E. , 2025/2291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2021/592 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar t

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/2104 E. , 2025/2291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2021/592 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ettiği görülmüş ise de, iddianamenin düzenlenmesinden önce dosyada KEMT varakası bulunduğu halde, ödemeye dair evrak bulunmadığı anlaşılmakla, sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında hakkının hatırlatıldığı kabul edilerek, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/3 oranında indirim uygulanacağının ihtar edilmesi hukuka aykırı görülmeyerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı ile yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya kapsamındaki KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki değerlerin birbirinden farklı olduğu, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen ve daha düşük olan meblağın gümrüklenmiş değer olarak dikkate alınması suretiyle sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim uygulanacağının bildirilmesi gerekirken, ödeme için duruşma gününe kadar süre tanınarak sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli bozma ilamına belirtildiği ve mahkemece uyma kararı verildiği halde, ele geçen eşyanın miktarı nazara alınarak sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdiden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Bozma ilamı sonrasında dosya kapsamında tek sanık olduğu halde hüküm fıkrasının bazı bölümlerinde "sanık", bazı bölümlerinde "sanıklar" denilerek hükümde çelişkiye neden olunması, 5. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son cümlesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gereği cezasının "2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken "ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" denilerek önceki hükümde iki kez ayrı ayrı ceza verildiği anlaşılacak şekilde hüküm kurulması ve infazıyla yetinilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesi, 6. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 7. Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilirken uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla