KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/3038 E., 2025/796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/260 E., 2022/56 K.
- Suç
- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafi, sanık ... müdafi ile malen sorumlu vekilinin temyiz istemleri yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, sanıkların eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji
Piyasası Denetleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ... Müdafi, Sanık ... Müdafi ile Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararlarının verildiği 17.01.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3038, K. 2025/796, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama