KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/4017 E., 2024/3841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Hâkimliği
- İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/421 E., 2021/582 K.
- Suç
- 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
- İnceleme konusu karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan sanık ... 'in anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.11.2021 tarihli ve 2020/421 Esas, 2021/582 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'ndan verilen 09.12.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.02.2023 tarihli ve KYB. 2022-156910 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, katılanın bilgisi dışında nüfus cüzdanı fotokopisi ve kimlik bilgileri kullanılarak [NUMARA] nolu cep telefonu hattı aboneliği sözleşmesinin sanığın yetkili olduğu "..." isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 29/06/2021 tarihli savunmasında, suça konu abonelik sözleşmesini düzenleyen ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Limited Şirketi'nde takım lideri olarak çalıştığını beyan ettiği, dosya arasında yer alan
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 03/06/2022 tarihli ve 59729 sayılı yazısında şirket ortaklarının ... ve ..., şirket yetkililerinin ise ..., ..., ... ve ... olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın suça konu abonelik sözleşmesini düzenleyen firmanın yetkilisi olmadığı cihetle, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5809 sayılı Kanun'un "cezai hükümler" başlıklı 63/10 maddesinde, 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucu, suçun maddi unsurunun "...fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde belirlendiği, maddede yazılı "...bu işi..." ifadesinin, suçun unsurlarını oluşturan seçimlik hareketleri nitelediği, atıfta bulunulan 5809 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 4. fıkrasında yazılı seçimlik hareketlerin, kişinin bilgisi ve rızası dışında, abonelik tesisi, abonelik işlemi yapılması, elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılması ve yaptırılması,
bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenmesi, evrakta değişiklik yapılması ve bunların kullanılması" olduğunun anlaşıldığı, bu düzenlemeler ışığında suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, söz konusu evrakta değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4017, K. 2024/3841, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama