KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/465 E., 2024/4205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/374 E., 2021/833 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, yakalanan telefonların klonlanmış olmadığına, sanığın telefonların kaçak olduğunu bilmediğine ve atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın işyerinde kaçak cep telefonu satıldığına dair alınan bilgiler üzerine adli arama kararına istinaden yapılan aramada 20 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, işyerinde kullanılmamış ya da ikinci el cep telefonu satışı yaptığını, yakalanan telefonların maddi değerinin düşük olduğunu, telefonlar üzerinde işlem yapmadığını, işi gereği ikinci el telefonların klonlanmış olabileceğini bildiğini ancak telefonları aldıktan 15 gün sonra bu sorgulamayı sistem üzerinden yapabildiklerini ifade etmiş, bozma sonrasında suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ihtar edilerek sorulduğunda maddi gücü nedeniyle ödeme yapamayacağını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 20.12.2013 tarihli yazısına göre telefonlardan 6 adedinin kaydının bulunmadığı, birinin kayıt dışı olduğu, 13 adedinin ise mobil cihaz kayıt sistemindeki marka model bilgileri ile incelenen cihazlardaki marka model bilgilerinin farklı olması ve ekranlarında gösterilen imei numarası ile kasalarındaki imei numarasının farklılık bulunması nedeniyle elektronik kimlik bilgilerinin değiştirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada bulunan 18.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre telefonların tamamının yabancı menşeili olduğu ve mobil cihaz kayıt sisteminde imei numaralarının kayıtsız veya kayıtlardaki marka ve model ile örtüşmediği tespit edilmiştir.
Soruşturma evresinde etkin pişmanlık hükümlerini hatırlatma zorunluluğu olmayan kolluk görevlilerince gümrüklenmiş değerin iki katının ihtar edilmesine rağmen ödeme iradesinde bulunmayan sanığa, Kanun’da yapılan lehe değişiklikler nedeniyle kovuşturma evresinde de etkin pişmanlık kapsamında eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı bildirilerek 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde yer alan lehe sonuçlardan faydalanabileceğinin ihtaratlı davetiye ile usulüne uygun tebliğ edildiği,
ancak sanığın ödeme iradesi göstermemesi karşısında, sanığa etkin pişmanlık kapsamında ihtar edilen miktarı ödemesi hâlinde yargılama neticesinde mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun açıkça belirtilmemesinin somut olay kapsamında sanığın ödememe iradesini değiştirmeyeceği anlaşılmakla Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 20.12.2013 tarihli yazısı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, atılı suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/465, K. 2024/4205, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama