İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/5321 Karar: 2025/11407 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5321 K.2025/11407

7. Ceza Dairesi 2023/5321 E. , 2025/11407 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/715 E., 2021/87 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracı müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemelerinin faali

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/5321 E. , 2025/11407 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/715 E., 2021/87 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracı müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemelerinin faali

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/5321 E. , 2025/11407 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/715 E., 2021/87 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracı müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 05... . maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca da karar tarihinde temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, hükümde temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması ve bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması karşısında, sanığın hükmü tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz etmiş olması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın uhdesinde ticari miktarda 7600 litre kaçak motorin ele geçirilmesi, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, soruşturma evresinde sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı sırasında dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmadığından gümrüklenmiş değerin 2 katı tutar hakkında bilgi sahibi olmayan sanığa soruşturma evresinde yapılan ihtarın usulsüz olduğu cihetle; soruşturma aşamasında kendisine usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katını yatırması halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken tebligat yoluyla yapılan ihtarda ödeme halinde cezasında yapılacak indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi ve sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkanı bulunduğu halde sanığa ödeme için 2 ay süre verilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan aynı Kanun'un 3/10. maddesinde yer alan ''Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.'' şeklindeki düzenleme uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra sanığa verilen hapis cezası 3 yıl olduğu halde aynı Kanun'un 3/10-son cümlesinin tatbik edildiğinin belirtilmesi, 3.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise, tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken ''kaçak petrol tasfiye bedelinin .... müsaderesine'' şeklinde hüküm tesisi, 4.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla