KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5343 E., 2025/11936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/358 E., 2022/463 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat, eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Şikâyetçi ... vekilinin münhasıran beraat kararına ilişkin olduğu anlaşılan temyiz istemi yönünden; suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların üzerlerine atılı eylemin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18/1. maddesindeki ''Bu Kanunda
tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Aynı doğrultuda oldukları anlaşılan tütün eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen 03.12.2021 ve tütün teknoloji mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 18.04.2022 raporlara göre, sanıkların uhdesinde ele geçen ve ticari miktarda olan dava konusu ... ibaresi taşıyan 500' er gramlık vakumlu naylon ve jelatinli poşetlerde ambalajlanmış nargile tütünlerinin, bandrol uygulamasına tabi olup, nargilelik tütün mamülü tanımına uyduğu, ambalaj yapısı ve ürün içeriklerine göre orijinal ürünlere benzemeyen fabrikasyon tekniği olmaksızın merdiven altı tabir edilen şekilde üretilen yurtiçi menşeili bandrolsüz taklit/sahte ürünler olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde yer alan “Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” hükmü gereğince, dava konusu nargile tütünlerinin bandrole tabi tütün mamülü olup, bandrolsüz olmaları, taklit veya yanıltıcı etiket taşımaları nedeniyle eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin ilk cümlesi kapsamında kaldığı gözetilerek, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5343, K. 2025/11936, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama