Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/5448 E. , 2025/10380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/458 E., 2022/372 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı gerekçeli
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/5448 E. , 2025/10380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/458 E., 2022/372 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmişse de bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. I. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2014 tarihli ve 2014/28 Esas, 2014/324 Karar sayılı kararının, katılan ... İdaresi vekili tarafından re'sen gözetilecek sebeplerle bozulması talebiyle aleyhe temyiz edildiği cihetle, sanığın cezasında kazanılmış hakkının bulunmadığı gözetilmeden, aleyhe bozma yasağı gereğince sanık hakkında eksik ceza tayini, 2.5607 sayılı Kanun'un beşinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı miktarı bildirilerek bu tutarın Devlet Hazinesine ödendiği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken, sanığa 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 3.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545, 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delâletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10, 3/22. madde ve fıkraları gereği uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.