KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5490 E., 2024/11552 K.·Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/144 E., 2022/334 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
- Karar
- Mahkumiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararıyla, hükümlü ... hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 06.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli ve 94660652-105-46-22055-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/3473 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/3473 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre,
1-Sanık hakkında Türkoğlu Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliği tarafından verilen 07/05/2015 tarihli ve 1698 esas, 41 karar sayılı idari para cezasının doğrudan sanığın mernis adresi olan "Yolderesi Mah.,Yolderesi Sk, No:191, Türkoğlu/Kahramanmaraş" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 09/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi,
bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkartılıp çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle,
sanığın mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde;
Kabule göre de;
2-7146 sayılı Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na eklenen geçici 55. maddede yer alan, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler;
istekleri hâlinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar....
Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın bakaya kalma eyleminden dolayı yapılan yargılama devam ederken 02/08/2018 tarihinde anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği,
değişiklik uyarınca mahkemesince kovuşturmanın sonlandırılması ya da kovuşturmaya devam edilmesi için sanığa değişiklik kapsamında bedelli askerlikten yararlanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
3-Sanığın ilk bakaya kaldığı 18/04/2016 tarihi ile ikinci yakalama tarihi olan 24/01/2017 tarihi arasında dokuz ay beş gün bakaya kaldığı, dolayısıyla 1632 sayılı Kanun'un 63/1-b maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar dört aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır." hükmü kapsamında cezalandırılması gerektiği dikkate alınmadan, aynı Kanun'un 63/1-b maddesinin ilk cümlesi uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, 4.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) ve (3) numaralı istemler yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5490, K. 2024/11552, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama