İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/5701 Karar: 2025/5265 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5701 K.2025/5265

7. Ceza Dairesi 2023/5701 E. , 2025/5265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/757 E., 2021/1042K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/5701 E. , 2025/5265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/757 E., 2021/1042K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/5701 E. , 2025/5265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/757 E., 2021/1042K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık hükmün verildiği 19.11.2021 tarihli oturuma, başka suçtan hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumundan SEGBİS aracılığı ile katılmış olup, mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezaevinde bulunan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması sebebiyle yasa yoluna başvuru yöntemi hususunda yanıltılmış bulunan sanığın 03.12.2021 tarihli temyiz inceleme talebinin yasal süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın 08.07.2014 tarihli eylemi bakımından 25.07.2014 tarihli iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesintinin oluştuğu, birleştirme kararı verilen sanığın 27.07.2014 tarihli eyleminin, 08.07.2014 tarihli eylemi ile birlikte zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sanığın yüklenen suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiğinin kabulü ile hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, sanığa etkin pişmanlık kapsamında hüküm verilinceye kadar ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği de dikkate alınarak usulüne uygun tebligat yapılması gerekirken, yargılama aşamasında cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanığa ancak 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır." şeklindeki düzenleme kapsamında tebligat yapılması gerekirken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca usulüne uygun ihtarat yapılmadan, ödeme yapmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının korunmasına, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla