KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5950 E., 2024/10517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/623 E., 2022/227 K.
- Suç
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması ve zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan aramalarda sanığa ait iş
yerlerinde, suç tarihi 24.08.2012 olan asıl dava dosyasında 8115 adet; suç tarihi 03.01.2013 olan birleşen dosyada 5800 adet; suç tarihi 18.10.2012 olan birleşen dosyada 5290 adet, suç tarihi 20.02.2013 olan birleşen dosyada 520 adet ve suç tarihi 23.01.2013 olan birleşen dosyada 950 adet bandrolsüz film ve oyun CD/DVD'leri ele geçirilmiş olup, sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmış ve anılan davaların zincirleme suç hükümleri kapsamında birleştirilmesine karar verilmiştir.
Ele geçen bandrolsüz ürünler hakkında, hak sahipliğini ispatlamaya yönelik hukuken geçerli belgelerin yasal süresi içerisinde dosya arasına sunulduğu ve bilirkişi raporlarının mevcut olduğu görülmüştür.
Sanık asıl ve birleşen dava dosyalarında alınan savunmalarında, suça konu bandrolsüz ürünleri seyyar pazarlama yapan kişilerden faturasız olarak temin ettiğini beyan etmiştir
Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra zincirleme suça esas teşkil eden ve kesinleştiği anlaşılan ilâmların mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde kesinleşen cezaların netice cezadan düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5950, K. 2024/10517, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama