KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/6088 E., 2024/6210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/293 E., 2021/580 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihi 15.05.2014 olan birleşen dava dosyasında, sanığa ait tezgâh üzerinde ve yanında bulunan poşetler içerisinde 1539 paket kaçak sigara ele geçirilmiş olup, suç tarihi 15.04.2014 olan asıl dava dosyasında ise, sanığa ait tezgâh üzerinde ve yanında bulunan poşetler içerisinde 226 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında, 15.05.2014 tarihli eylem ile ilgisinin olmadığını, suça konu sigaraların, telefon satışı yaptığı tezgâhın 5-6 metre ilerisinde bulunan çöp kovasının yanında bulunduğunu beyan etmiş olup, 15.04.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak ise, ele geçen sigaraları satmak amacıyla aldığına dair ikrarda bulunmuştur.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak,
suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp,
aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.15.04.2014 ve zincirleme suça esas alınan 15.05.2014 tarihli eylemlere ilişkin ele geçen kaçak sigaralar nedeniyle dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan KEMT varakalarında bulunan suça konu eşyanın toplam CIF değerleri ile bilirkişi raporlarında belirtilen CIF değerlerinin farklı olduğu anlaşıldığından,
sanığa yeniden tespit edilecek CIF değeri üzerinden hesaplanacak dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceği ve sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olduğundan bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan, ödeme yapmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3.Dava konusu sigaraların suç tarihi itibarıyla tespit edilen gümrüklenmiş değerleri yerine dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda belirtilen CIF kıymetleri esas alınarak gümrüklenmiş değerin belirlenmesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6088, K. 2024/6210, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama