İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/6233 Karar: 2024/10536 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/6233 K.2024/10536

7. Ceza Dairesi 2023/6233 E. , 2024/10536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441E., 2022/488 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; kar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/6233 E. , 2024/10536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441E., 2022/488 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; kar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/6233 E. , 2024/10536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441E., 2022/488 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz istemi, hakkındaki mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, hamallık yaparken taşıdığı kolilerde ne olduğunu bilmediğine, suç işleme kastının bulunmadığına, kaçak telefon alıp satmadığına, verilen hapis cezasının ertelenmemesi sebebiyle mağdur olduğuna, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamında belirtilen tüm dosyaların getirtilerek inceleme yapılmadığına, bu sebeple eksik araştırma ile kurulan hükmün hukuk ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın tüm aşamalarda dosyanın temyiz dışı sanıkları tanımadığı ve bu kişilerle telefon görüşmesinin bulunmadığını beyan etmesine rağmen mahkemenin bu konuya ilişkin bir araştırma yapmadan eksik inceleme ve araştırma ile sanığın telefon görüşmelerine istinaden hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında Yargıtay Bozma ilamında belirtilen dosyaların işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, haksız ve hukuka aykırı olan hükmün, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilen eylemleri yönünden zincirleme suç hükümleri kapsamında son eylemin gerçekleştiği 26.12.2012 tarihi itibarıyla temyiz inceleme tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek inceleme yapılmıştır. Olay tutanakları ve dosya kapsamlarına göre, sanık ...'nın 26.11.2012 tarihinde Yalova ilinde 105 adet gümrük kaçağı cep telefonu ve 43 adet gümrük kaçağı batarya ile; 23.11.2012 tarihinde Adana ilinde 149 adet cep telefonu ile; 26.12.2012 tarihinde İstanbul ilinde 412 adet gümrük kaçağı cep telefonu ile; 10.12.2012, 13.11.2012 ve 26.12.2012 tarihlerinde Kocaeli ilinde üç ayrı olayda toplam 508 adet gümrük kaçağı cep telefonunun ele geçirilmesi eylemlerinde, sanığın suça konu telefonları temin eden, satışa arz eden ve gönderen durumunda olduğu tespit edilmiştir. Sanık ... ise Yalova ilinde 26.11.2012 tarihinde 105 adet gümrük kaçağı cep telefonu ve 43 adet gümrük kaçağı batarya ile, 10.12.2012, 13.11.2012 ve 26.12.2012 tarihlerinde Kocaeli ilinde üç ayrı olayda toplam 508 adet gümrük kaçağı cep telefonunun ele geçirilmesi eylemlerinde, sanığın suça konu telefonları temin eden, satışa arz eden ve gönderen durumunda olduğu tespit edilmiştir. Sanıklar aşamalarda, atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Kaçak cep telefonu ticareti yaptıkları iddiasıyla sanıklar hakkında İstanbul, Kocaeli, Adana ve Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmalara istinaden açılan kamu davalarının hukuki ve fiili irtibat nedeniyle Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin işbu dosyasında birleştirildiği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıklar hakkında Dairemizin 03.11.2020 tarihli ve 2016/17226 Esas, 2020/15601 Karar , aynı tarihli ve 2017/8727 Esas, 2020/15599 Karar, 21.10.2020 tarihli ve 2016/17682 Esas, 2020/15101 Karar ve 07.12.2020 tarihli ve 2017/14235 Esas, 2020/18134 Karar sayılı ilâmlarında; sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilen ve iki sanık hakkında da yargılama yapılan Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/160 Esas, 2022/722 Karar sayılı birleştirme kararı verilen dosyası ile İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/297 Esas, 2021/946 Karar sayılı (yeni esas 2024/727 ) dosyası hakkında değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması, 2.Etkin pişmanlık ihtaratında sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilen dosyalara konu gümrük kaçağı eşyanın tamamının gümrüklenmiş değerler toplamının iki katı tutarının bildirilmesi gerekirken sadece tek eylemde ele geçen gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değerinin bildirilmesi, 3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıklara soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olduğundan bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık ...'e etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmaması, sanık ...'ya yapılan ihtaratta ise ödeme yapması halinde cezasında yapılacak indirim oranının 1/2 yerine 1/3 olarak bildirilmesi, 4.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde yer alan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “..basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanıkların eylemlerinin “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Sanıkların birleşen dosyasında suç tarihi olan 26.12.2012 tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla