KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/639 E., 2025/14696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/368 E., 2021/682 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın kendisini vekille temsil ettirdiği, vekille takip edilen işlerde gerekçeli karar tebliğinin vekile yapılması gerektiği, sanık müdafiin kendisine 08.09.2021 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğine karşı süresinde temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmakla temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan
zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1) Sanık hakkında tayin edilen adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi,
2)Hükmedilen 37 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL'den adlî para cezasına çevrilmesi sonucunda 740,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken, maddi hesap hatası sonucu 640,00 TL adlî para cezasına hükmolunması,
3) Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4)Suça konu kaçak sigaralar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün altıncı paragrafında yer alan "640" ibaresinin çıkartılarak yerine "740,00" ibaresinin eklenmesi, hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinde yer alan "...4 eşit taksitle...” ibaresinden önce gelmek üzere "...birer ay arayla ödenmek üzere..." ibaresinin eklenmesi,
hükmün hak yoksunluklarına ilişkin paragrafının hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/639, K. 2025/14696, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama