KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/7959 E., 2024/7518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/989 E., 2022/3583 K.
- Suç
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Direnme, mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/989 Esas, 2022/3583 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/30543 Esas, 2022/4178 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, hak sahipliğini ispatlamaya yönelik belgenin şikâyet tarihinden sonra düzenlenmiş olduğuna, davaya konu programın bir virüs programı niteliğinde olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre; sanığa ait İmza Emlak adlı iş yerinde Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/4222 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada neticesinde, işyerinde masa üzerinde bulunan ve Exper marka masaüstü bilgisayarın aktif çalışır vaziyette görüldüğü, söz konusu bilgisayara ait harddiske incelenmek ve imajı alınmak üzere el konulduğu, şikâyetçinin hak sahibi olduğu File Cloud/File Sender isimli bilgisayar programının lisanssız olarak kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Şikâyetçi vekilinin, şikâyet dilekçesi üzerinde Kayseri Cumhuriyet savcısının 12.07.2016 tarihli havalesinin yer aldığı ve şikâyetçi vekili tarafından, telif haklarını ispatlamaya yönelik olarak sunulan 22.11.2016 tarihli kayıt-tescil belgesinin dosya arasına alındığı görülmüştür.
Soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmış olup anılan raporda, ele geçen hard disk imajı üzerinde yapılan incelemede, söz konusu yazılıma ilişkin herhangi bir bilgi veya dokümana rastlanmadığı, ancak dijital materyalin silinen alanlarında söz konusu yazılıma ait bilgilerin olduğunun görüldüğü, bu yazılımın hangi tarihte yüklendiğine ya da silindiğine dair herhangi bir bilgi ve dokümana rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, elde edilen delillerin hukuka uygun olmadığı kanaatiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın savunmalarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, müsnet suç işlediği şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin temyiz başvurusu üzerine, Dairemizce yapılan incelemede, hak sahibi olarak görünen ...’in şikâyetçi kurum olan Kamu Güvenlik ve Geçiş Kontrol Otomasyonları isimli firmayı temsile yetkili olduğuna ilişkin hukuken geçerli ve yeterli belgelerin kanuni süresi içinde dosyaya sunulmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında geçerli şikâyet yokluğu sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilâmı üzerinde, duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Dairemizin bozma ilâmına "...Ticaret kanunu açısından tüzel kişiler hükmi şahsiyet olduğu için dış dünyada yetkili temsilci gerçek kişiler ile işlemeleri yürütürler. Bu bakımdan kendi tüzel kişiliği bulunan kurumun/firmanın işini yapan gerçek kişinin elbette yetki belgesini ibraz etmesi işlemlerin hukuki sıhhati için şarttır. Oysa müşteki "Kamu Güvenlik ve Geçiş Kontrol Otomasyonları" bir kurum veya firma değil ünvandır. Esnaf siciline kayıtlı müşteki ...'in ünvanıdır.... Ticaret Kanunu açısından esnafın kendisi gerçek kişi olduğu için ve işlemleri de bizzat yaptığı için yetki belgesi gerekmez." şeklindeki gerekçe ile direnilmesine ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı "Kamu Güvenlik ve Geçiş Kontrol Otomasyonları" adının, esnaf siciline kayıtlı şikâyetçi ...'in ünvanı olduğu ve ayrıca bir yetki belgesine gerek olmayacağı yönü ile yerinde görülmüştür.
Ancak, Şikâyetçi ...'in 12.07.2016 tarihli şikâyet dilekçesinden sonra dosyaya sunduğu 22.11.2016 tarihli kayıt tescil belgesinin, şikayet tarihini kapsamadığı, dosya kapsamında yapılan incelemede, hak sahipliğini ispatlamaya elverişli, hukuken geçerli ve yasal süresi içerisinde sunulan başkaca bir belgeye de rastlanmadığı anlaşılmakla sanık hakkında geçerli şikâyet yokluğu sebebiyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/989 Esas, 2022/3583 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/30543 Esas, 2022/4178 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/989 Esas, 2022/3583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7959, K. 2024/7518, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama