KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/8554 E., 2023/7165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/503 E., 2022/5 K.
- Suç
- 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
- Temyiz edenler
- Sanık, sanık müdafii
- Tebliğname görüşü
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın temyiz isteği; psikolojik sebeplerle izin aşımında bulunduğuna, kendi rızası ile teslim olduğuna, olayın üzerinden oldukça uzun bir zaman geçtiğine ve karar ile amaçlanan hedefin örtüşmediğine ilişkindir.
B.Sanık müdafiin temyiz isteği; temyize konu hükmün kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.07.2008 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi olan 28.11.2009 tarihleri arasında zamanaşımının 1 yıl 4 ...
17 gün süreyle durduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamına göre; sanığa atılı suçun işlendiği 04.12.2005-11.12.2005 tarihinden temyize konu karar tarihine kadar durma süresi de eklenerek,
12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devam olunarak sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2022 tarihli ve 2017/503 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8554, K. 2023/7165, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama