KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/8649 E., 2024/9081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/398 E., 2023/307 K.
- Suç
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik şikâyetçi vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz etmediği anlaşıldığından, şikâyetçi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın adlî sicil kaydı dikkate alındığında hakkında adlî
para cezasının tercih edilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına karar verilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır.
Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir.
Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli herhangi bir belge ibraz edemediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından,
şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Meslek birliklerinin şikâyeti üzerine olay günü sanığın işlettiği kafede yapılan delil tespitinde, katılan ... birliklerinin hak sahibi olduğu suça konu eserlerin you tube üzerinden izinsiz olarak umuma iletildiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; suç tarihinde iş yerinin kapalı olduğunu, müşteri bulunmadığını, çalışanlarıyla birlikte müzik dinlediklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve iş yerinin müşterilere kapalı olması nedeniyle yayınlanan müzikten kimsenin faydalanmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın iş yerinde yaptığı müzik yayınının kendi iradesi doğrultusunda yapılan müzik yayını olduğu ve kişisel dinlemesinin dışında iş yerine gelen müşterilere de dinletme olanağı sağladığı, you tube üzerinden istediği parçayı seçme, değiştirme ve çalma gibi yayın akışını kontrol etme imkânının bulunduğu gözetildiğinde hak sahiplerinden yetki ve izin almaksızın söz konusu parçayı çalmak suretiyle manevi ve mali haklara tecavüz suçunu işlediği ve sanığın da imzasını taşıyan tespit tutanağında,
tespit anında iş yerinin lokanta olarak faaliyet gösteriği ve içeride müşterilerin de bulunduğu belirtildiğinden sanığın iş yerinin kapalı olduğuna dair savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8649, K. 2024/9081, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama