KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/8791 E., 2025/8861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/390 E. 2022/1018 K.
- Suç
- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı beraat, sanıklar
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ve ... hakkında ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Kısmî onama, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (d) bendi gereği zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği 19.02.2014 tarihi itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak; Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 03.07.2013 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak akaryakıtın 03.07.2013 tarihli ara karar ile tasfiyesine hükmedildiği anlaşılmakla, eşyanın satış suretiyle tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin Hazine’ye irat kaydına,
tasfiye edilmemiş olması halinde ise dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi gereği müsaderesine,” ibaresinin eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresinin kesen son işlem olan sanık ...'in savunmasının alındığı 11.07.2014 tarihinden, sanık ...'in savunmasının alındığı 11.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8791, K. 2025/8861, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama