KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/8954 E., 2024/8715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/303 E., 2023/117 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, delil takdirinde hata yapıldığına, yapılan aramanın hukuka uygun olmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Kaçakçılık suçunun önlenmesine yönelik faaliyetler çerçevesinde kolluk birimlerince yapılan çalışmalarda, sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu "... Kurye" isimli dağıtım şirketine ait adresin önünde üzerinde PTT Kargo yazılı bir araçtan çuvallar indirildiğinin görülmesi üzerine olaya müdahale edildiği,
eşyaya ait fatura ve belge ibraz edilemediği, ağzı açık halde bulunan çuvallar içerisinde çok sayıda cep telefonu görüldüğü, kolluk birimlerince sondajlama usulü yapılan IMEI sorgulamasında kayıt dışı olduklarının belirlendiği, savcılık makamlarından işin aciliyetine binaen gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile sanığa ait iş yerinde yapılan aramada, cep telefonu kutuları içerisinde fatura ve belge ibraz edilemeyen 341 adet cep telefonu ele geçirildiği, yapılan IMEI sorgulamasında ele geçen telefonların kayıt dışı olduklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, kargo taşımacılığı yaptığını, ...
Kurye isimli şirketin kendisine ait olduğunu ve arama yapılan adreste kargo hizmeti verdiğini, anlaşmalı oldukları satıcı firmaların gönderilerini yine anlaşmalı oldukları kargo firmalarına göndermek için paketsiz olarak gelen bazı ürünlerin paketleme ve etiketleme işlemlerini de bu adreste gerçekleştirdiklerini, aramada ele geçen cep telefonlarının kendisine ait olmadığını, paketlerin bazılarının üzerinde olan irsaliyeli faturada adı geçen ...
Dermo Şirketine ait olduğunu, telefonların kaçak olduğunu bilmediğini, .... Kargo ve .... Kargo ile çalıştığını, şirketlerin fiyatı daha uygun olduğu için kendileri aracılığıyla kargo gönderdiklerini, ...
Dermo Şirketi sahibi olan ... ile aralarında kargo gönderim sözleşmesi bulunduğunu, telefonları ...'un yasal faturasıyla ve müşteri isim ve adresleriyle birlikte teslim ettiğini, elinde bulunan belgelerin tamamını ve şirket ile yaptıkları sözleşmeyi ibraz ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
...'un tanık sıfatıyla alınan beyanında; ... Dermo Şirketi'nin sahibi olduğunu, ... ile iş ilişkisi nedeni ile tanıştığını, ...'un kendi firması üzerinden başka şahısların da faturalarını başka matbaalara bastırarak kaçak telefon işi yaptığını, başka bazı şahısların kaçak telefon işlerini.... Kurye Şirketi adı altında yaptırdıklarını bildiğini, ele geçen telefonlarla şirketinin ilgisi bulunmadığını, .... Şirketi ile kendi şirketi arasında sözleşme bulunduğunu ancak kaçak telefon işleri ile ilgisi olmadığını belirttiği görülmüştür.
...'nun ve ...'ın tanık sıfatıyla alınan aynı yöndeki beyanlarında; iş yeri çalışanları olduklarını, telefonları teslim eden kişinin ... olduğunu, teslimata ilişkin belge tanzim edildiğini ancak belgeyi sonradan bulamadıklarını belirttikleri görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verildiği; bahse konu hükme yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut ve yeterli delil bulunduğu gerekçesi ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği; anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 06.12.2021 tarihli ve 2021/21673 Esas, 2021/16492 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın lehe kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, dosyada mevcut deliller, sanık savunması, tanık beyanları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık
müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8954, K. 2024/8715, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama