KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/9253 E., 2025/6333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/266 E., 2022/356 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkumiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Suça konu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3/23. maddesininde uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan aynı Kanun'un 3/10 ve 7242 sayılı Kanun ile değişik 3/22. maddeleri uyarınca artırım yapılması,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak,
hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği,
mahkemece sanıklara yapılan etkin pişmanlık ihtaratında soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanıklara suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hüküm tarihine kadar ödemeler halinde cezalarından 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça ihtar edilmesi gerekirken yalnızca gümrüklenmiş değerin iki katını ödemek isteyip istemediklerinin sorulması suretiyle ihtarat yapılması,
3.Dairemizin 02.06.2021 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verilen mahkemenin 05.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararının sanıklar tarafından temyiz edildiği, ilk hükümde sanıkların neticeten 2 yıl 11 ay hapis cezası ile 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği hâlde, bozma ilâmı sonrası kurulan hükümde sanıkların cezada kazanılmış hakkı gözetilmeyerek neticeten 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile 11.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı davranılması,
4.Davaya konu kaçak eşyanın tasfiye edildiğinin anlaşılması karşısında, tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9253, K. 2025/6333, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama