İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/113 Karar: 2025/6749 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/113 K.2025/6749

7. Ceza Dairesi 2024/113 E. , 2025/6749 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/2000 E., 2023/2683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, müsadere konus

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/113 E. , 2025/6749 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/2000 E., 2023/2683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, müsadere konus

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/113 E. , 2025/6749 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2023/2000 E., 2023/2683 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, malen sorumlu vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan malen sorumlunun temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden ise yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2013 tarihli kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 11.10.2014 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. B. İstinaf Anılan kararın sanık müdafi ve malen sorumlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli kararı ile 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli kararından önce dolduğundan bahisle, sanık hakkında "açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu eşya ile ilgili daha önce müsadere kararı verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun hüküm düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Malen Sorumlu Vekilinin Temyizi Yönünden Kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan malen sorumlunun temyize hakkı bulunmadığından malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden El konulmayan ve müsaderesi de talep edilmeyen nakil aracı hakkında, temyizi mümkün hüküm de bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede; 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6111 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında verilen 12.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 14.08.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 11.10.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.10.2022 tarihinde hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediği tarih arasında zamanaşımının 1 yıl 1 ay 27 gün süre ile durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 67/2 (a) bendi uyarınca zamanaşımını süresini kesen son işlemin 25.12.2012 tarihli savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, İlk Derece Mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verildiği 14.10.2022 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, 12.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile verilen müsadereye ilişkin kararın kesinleştirilerek infaz edildiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve malen sorumlu vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR A. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. Maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Veklinin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararında, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İpsala Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. K I S M Î K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan vekili ile malen sorumlu vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 07.05.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla