Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/1247 E. , 2025/5890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1702 E., 2023/3164 K. SUÇ : 4708 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf isteminin düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebili
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/1247 E. , 2025/5890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1702 E., 2023/3164 K. SUÇ : 4708 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf isteminin düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2022/115 E., 2023/174 K. sayılı kararı ile sanığın, 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/1702 E., 2023/3164 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, beraat kararının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz istemi, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin hatalı olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Oluşa uygun kabule göre, sanığın yargılama konusu eylemi için, 4708 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosyada mevcut iş bitirme tutanağı ve yapı kullanma izin belgesine göre inşaatın tamamlandığı anlaşılan ve suç tarihi olarak kabul edilen 16.05.2011 tarihinden, iddianame tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/1702 E., 2023/3164 K. sayılı kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi. (K.K.D) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4708 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.04.2025