KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/1445 E., 2024/6092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/20 E., 2023/19 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil vasıtalarının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kalacağı, 11.10.2008 tarihli olay tutanağına göre sanığın, İran sınırından beraberlerindeki kaçak akaryakıt ve bunların taşınmasında kullanılan atlarla yurda yasa dışı giriş yaparken yakalandığının anlaşılması karşısında, atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) nci cümlesi kapsamında kaldığı, sanığın bahse konu eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlendiği cihetle;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddeleri hükmü karşısında; sanığın 5607
sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) nci cümlesi kapsamındaki eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 saylı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre zamanaşımı hususunun belirlenmesinin gerektiği, buna göre; suç tarihinden itibaren incelemeye konu karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmış olup, Mahkemece hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1445, K. 2024/6092, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama