KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/1804 E., 2024/5194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/354 E., 2023/753 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Sanığa atılı suçların mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçları yönünden suçtan doğrudan zarar görenin Gümrük İdaresi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğu, Maliye Bakanlığı adına ...'nün suçlardan doğrudan zarar görmediği nazara alındığında temyize hakkı bulunmadığı; sanık hakkındaki 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan da Gümrük İdaresi'nin doğrudan zarar görmediği nazara alındığında temyize hakkı bulunmadığı; katılan ...
İdaresi vekilinin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Muhakemat Müdürlüğü Vekilinin 5607 ve 5809 sayılı Kanun'lara Muhalefet Suçlarına İlişkin Temyiz Talebi Yönünden
Temyiz dilekçesinin Muhakemat Müdürlüğü adına sunulduğu gözetilerek yapılan incelemede, Sanığa atılı suçların mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 ve 5809 sayılı Kanun'lara muhalefet suçları yönünden suçtan doğrudan zarar görenin Gümrük İdaresi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğu, Maliye Bakanlığı adına ...'nün suçlardan doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Muhakemat Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Gümrük İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçuna İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Sanık hakkındaki 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Gümrük İdaresi'nin doğrudan zarar görmediği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun doğrudan zarar gördüğü nazara alındığında bu suç bakımından davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçuna İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre suç tarihinin 22.04.2010 olduğu, bu tarihten sanık hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 05.12.2023 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine ve dosya kapsamına göre gümrük kaçağı olduğu anlaşılan eşyaların müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
II. KARAR
A. Şikâyetçi Muhakemat Müdürlüğü Vekilinin 5607 ve 5809 sayılı Kanun'lara Muhalefet Suçlarına ve Katılan ... İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçuna İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Muhakemat Müdürlüğü vekili ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1804, K. 2024/5194, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama