Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2040 E. , 2025/7791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4793 D.İş KABAHATLİ : ... Dış Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 22.536,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar ve
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2040 E. , 2025/7791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4793 D.İş KABAHATLİ : ... Dış Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 22.536,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.06.2023 tarihli ve 2022/10172 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.08.2023 tarihli ve 2023/4793 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/22302 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/22302 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kabahatli şirket tarafından Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 19/08/2020 tarihli ve ... sayılı gümrük beyannamesi ile "..." unvanlı ve merkezinin İsrail olduğu yazılı şirkete 450.728,34 Türk Lirası bedelli "çocuk takım" tanımlı ürünlerin ihracatının gerçekleştirilmesine rağmen, ihracat bedelini 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmediğinden bahisle hakkında, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yapılan başvurunun, dosya kapsamı itibariyle aldırılan ve karara esas olan bilirkişi raporuna istinaden reddine karara verilip, bu karara karşı yapılan itiraz da merciince reddedilmiş, karar esas olan bilirkişi raporunda ise ihracata ilişkin gümrük beyannemesi ile faturadaki adresin "..." olduğu ve ihracatın Filistin'e yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin genelge kapsamında dosyada olmadığı belirtilmiş ise de; 04/09/2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018- 32/48)’in 12. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak çıkarılan Merkez Bankası İhracat Genelgesinin Ek 2'de yer alan "ihracat Bedelinin Yurda Getirilmesinde İstisna Tanınan Ülkeler" başlıklı tablosunda yer alan istisna ülkeler arasında Filistin ülkesinin de bulunduğu, Diğer yandan İhracat Genelgesinde 15/09/2022 tarihinde yapılan değişiklikle gümrük beyannamesinde gideceği ülke olarak İsrail yazılmasına rağmen fiili olarak Filistin'e yapılan ve alıcı adresinin Filistin olarak belirtilen ihracat işlemlerinde, bu hususun satış sözleşmesi, kesin veya proformafatura, GB örneği/GB bilgileri ve banka hesap özeti gibi belgeler ile tesvik edilmesi şartıyla ihracatın Filistin'e yapılmış sayılacağının düzenlendiği, Somut incelemeye konu dosyada, kabahatli şirket vekili tarafından dosyaya sunulan Filistin Yönetimi Ulusal Ekonomi Bakanlığı Şirketler Denetmeni tarafından verilen belgede, ... Giyim Sanayi ve Pazarlama Şirketi’nin ortaklarının Kudüs ve Ramallah ikametgahlı olduğu, Filistin Devleti Maliye Bakanlığı Gümrük ve Katma Değer Vergisi Dairesi tarafından verilen ve Gümrük Vergisi ve KDV Direktörü ... tarafından imzalanan 14/09/2023 tarihli belgede de şirketin yetkili satıcı olarak kayıtlı olduğunun belirtildiği, keza gümrük beyannamesinde alıcı firma adresinin “RAMALLAH-ISRAEL” yazılmasına rağmen Ramallah şehrinin Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer aldığı, her iki şirket arasında düzenlenen “İhracat İthalat Sözleşmesi”nde ihracat ypılan şirketin “KAFR AQAB FİLİSTİN” adresinde mukim olduğunun anlaşılması karşısında, fiili ihracatın istisna ülkeler arasında yer alan Filistin'e yapıldığı ve kabahatli hakkında ihracata ilişkin bedellerin yurda getirilmediği gerekçesiyle anılan genelge uyarınca idari yaptırım kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, buna karşılık aynı Kanun'un 3/1. maddesinin ise "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü içerdiği, buna göre Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı olarak ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmemesi ya da kısmi getirme halinde ise getirilmeyen miktarın Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin sınırının üzerinde olması halinde 1567 sayılı Kanunun 3/3. maddesinde yer alan kabahati oluşturacağı, buna karşılık ihracat bedeli süresinde yurda getirilmekle birlikte Tebliğ'in 6/1. maddesindeki "İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur." düzenlemesine aykırı olarak müteakip süreç tamamlanarak ihracat hesabının kapatılmaması halinde ise 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği, dosya kapsamına göre ise kabahatli tarafından ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ileri sürülerek buna ilişkin bilgi belgeler sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı, ihracat bedelinin hangi oranda ve sürede getirildiği araştırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.