KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/2207 E., 2024/6581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1150 E., 2024/10 K.
- Suç
- 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığa ait Dörtyol İletişim adlı iş yerinde, Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/99 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 11 adet İMEİ numarası klonlanmış cep telefonu ve Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/311 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada da 14 adet İMEİ numarası klonlanmış cep telefonu ele geçirilmiş olup, sanığın 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
Ele geçirilen cep telefonlarına ilişkin İMEİ sorgulama tutanakları dosya arasına alınmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen telefonları çantacı tabir edilen şahıslardan aldığını, klonlama işinden anlamadığını, üzerine kâr payını koyarak telefonları satacağını beyan etmiştir.
Yargıtay bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.01.2012, 13.02.2013" yerine yalnızca "13.02.2013" şeklinde yazıldığı görülmüş olup, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2207, K. 2024/6581, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama