KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/2499 E., 2025/13334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/241 E., 2023/1849 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Sanığın temyiz istemi yönünden; temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yasa yoluna başvuru süresinde yanıltılmış olmasına rağmen, sanığın yüzüne karşı 15.11.2023 tarihinde verilen hükme yönelik, 15 günlük sürede geçtikten sonra 11.12.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yüzüne karşı 15.11.2023 tarihinde verilen hükme yönelik, süresinden sonra 11.12.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu; hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıktan, toplam 20 adet kaçak cep telefonu ve 17 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; ele geçen kaçak cep telefonlarının ticari miktar ve mahiyette olduğu gözetilerek, kaçakçılık eyleminde ele geçen kaçak eşyaların ayrı ayrı bölünemeyeceği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44/1. maddesindeki "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." hükmü gereği, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.5237 sayılı Kanun'un 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,
3.Nakil aracının trafik kaydına konulan şerhin kaldırılmasına ve nakil aracı için teminat yatırılmış ise teminatın iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
1.Hükmün hak yoksunluklarına ilişkin bendinin devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2499, K. 2025/13334, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama