KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/276 E., 2024/10116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/708 E., 2023/1148 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraati gerektiğine, zarar bildiriminin usule uygun olmadığına, etkin pişmanlık konusunda yapılan ihtaratta indirim oranının hatalı bildirilerek sanığın yanıltıldığına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; hukuka aykırı delillerle, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, etkin pişmanlık konusunda yapılan ihtaratta indirim oranının hatalı bildirilerek sanığın yanıltıldığına, hatalı vekâlet ücreti tesis edildiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Seyir halinde iken şüphe üzerine takibe alınan sanık ...'in sevk ve idaresindeki, diğer sanık ...'ın içinde bulunduğu .... plakalı aracın takibe alındıktan sonra hızını artırdığı, yapılan ikaz sonrasında durdurulan aracın arka koltuğunun kaldırılarak ön koltuğa yaslandığı ve bu boşluk ile bagaj boşluğunun birleştirilmesi suretiyle oluşan alanda üzerini tamamen örtmeyecek şekilde kartonla kapatılmış vaziyette ve görünür şekilde sigara kolileri bulunduğu tespit edilmekle yapılan kontrolde 899 karton kaçak sigaranın ele geçtiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın savunmasında; açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıs tarafından sigaraların getirildiğini, sigaraları diğer sanık ...'den emanet aldığı araca yüklediğini, ikâmetine götürürken yolda ...'i araca aldığını, aracın şoförlüğüne ...'in geçtiğini, ...'in araca bindiğinde araçta kaçak sigara olduğunu fark etmediğini, daha sonra polislerin aracı durdurduğunu ve sigaraların yakalandığını, satacağını beyan ettiği görülmüştür.
Sanık ...'in savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay günü sanık ...'ın kendisini arayarak aracı istediğini, babası adına kayıtlı olan ve ara sıra kendisinin de kullandığ.... plaka sayılı aracı bir kaç saatliğine ödünç olarak verdiğini, kendisinin de bir işi çıkması nedeniyle ...'in araç ile onu aldığını, aracın şoför koltuğuna geçtiğini, araçtaki kutuları gördüğünü ancak ...'in peçete ve benzeri eşyalar sattığını bildiği için sigara olduğunu düşünmediğini, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Malen sorumlu ...'in beyanında; aracın kendisi adına kayıtlı olduğunu, diğer oğlu... ile birlikte ikâmet ettiğini, aracı oğlu...'ın kullandığını, diğer oğlu ...'in başka evde oturduğunu, ...'in ihtiyaç duyduğunda zaman zaman aracı aldığını, aracın müsadere edilmesini istemediğini belirttiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, sanıkların aşamalardaki savunmaları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Uyap kayıtlarında yapılan incelemede, aynı olay nedeniyle Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/551 numaralı iddianamesi ile başka şüpheliler hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve dördüncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açıldığı ve davanın halen Batman 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2024/2 Esas numarası ile derdest olduğu anlaşılmakla sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi açısından da anılan dosyanın temyiz incelemesine konu iş bu dosya ile birleştirildikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıklar ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracı hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı
hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 20.12.2013 olduğu,
Sanık ...'e ilişkin halen görülmekte olan Batman 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/2 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.04.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanıkların kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmeleri için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemeleri hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapmaları halinde,
soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanıklara bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılmaları ve haklarında ilgili hükümlerin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/276, K. 2024/10116, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama