KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3860 E., 2024/8216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/172 E., 2024/465 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanığın SEGBİS yoluyla yüzüne karşı verilen kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hükmün zamanaşımına uğradığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Alınan bir ihbarda belirtilen adreste Tahtakale Hediyelik Eşya isimli iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığının bildirilmesi üzerine sanığın işlettiği tespit edilen iş yerinde yapılan aramada, kasanın
bulunduğu masa üzerinde ve bu masanın altında 933 paket kaçak sigara, 18 paket kaçak tütün, 3 paket kaçak puro ve 15 şişe kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; olayın doğru olduğunu, iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen kaçak sigara ve tütünleri Tahtakale'den satın aldığını, içkileri ise iş yerinden alışveriş yapan yabancı uyruklu şahıslardan takas yolu ile aldığını, bu işleri bıraktığını, pişman olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; ele geçen tütün mamullerinin ve içkilerin yabancı menşeili ve kaçak olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılacağı yönündeki ihtarda, hükmün verildiği tarihe kadar ödeme yapması gerektiğinin bildirilmesi yerine bir sonraki duruşma gününe kadar kesin süre verilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında dosya içeriğine uygun düşmeyecek şekilde "lehe kanun düzenlemesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan günlük süre içerisinde ödeme yapılmadığından" bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Suç tarihi göz önüne alındığında somut olayda 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) ve 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı halde dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçe oluşturulması,
3.Karar tarihinden önce 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği cihetle; sanık hakkında indirim uygulanırken ilgili maddenin "yirmiüçüncü" fıkrası yerine "yirmiikinci" fıkrasının uygulama fıkrası olarak gösterilmesi,
4.Engel adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında zaten uygulama olanağı bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, usule uygun zarar bildirimi yapılmadığı halde zararın giderilmediğinden bahisle uygulanmadığının belirtilmesi,
5.Sanığın tekerrüre esas alınması gereken ilâmının 21.04.2014 tarihinde kesinleşen İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2387 Esas, 2012/1486 Karar sayılı 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar,
pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği gözetilerek bu ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, kesinleşme tarihi 10.02.2014 olan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/700 Esas, 2013/1195 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3860, K. 2024/8216, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama