KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/4347 E., 2025/14478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/72 E., 2023/109 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi müdafi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî düşme
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Şikâyetçi Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ..., sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların eylemlerinin suç tarihleri ve ele geçen eşyaların niteliği itibarıyla 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18/1. maddesindeki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir.
Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık ... ile Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar ... ve ...'nun yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık ... yönünden anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 27.12.2012 tarihinden hüküm tarihine kadar, sanık ... yönünden aynı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/130 Esas,
2014/487 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün verildiği 16.05.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık ... ile Sanık ...'ın Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar ... ve ...'ın yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanıklara atılı suçun işlendiği 22.03.2012, 23.04.20 12... .05.2012 tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle, sanık ... ile sanık ...'ın müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4347, K. 2025/14478, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama