KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/4762 E., 2024/6899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/384 E., 2024/472 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Suça konu kaçak cep telefonlarının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda mahkemece karar verilmediği de anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son
işlem olan sanığın savunmasının alındığı 08.03.2016 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
II. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4762, K. 2024/6899, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama