KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/4782 E., 2025/6211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1016 E., 2023/1402 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi,
- Tebliğname görüşü
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizi yönünden; sanık ...'ın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın temyizi yönünden ise; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar
görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 02.02.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4782, K. 2025/6211, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama