Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/5227 E. , 2026/6271 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7924 Değişik iş KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'amuhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üz
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/5227 E. , 2026/6271 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7924 Değişik iş KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'amuhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a (1567 sayılı Kanun) muhalefet eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 tarihli ve 2023/148 idari yaptırım, 2023/101 sayılı kararı ile uygulanan 7.225,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/971 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli ve 2023/7924 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66035 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66035 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)'in "İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi" başlıklı 3/1. maddesinin; "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinin; "– (1) (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Her bir ... beyannamesi itibarıyla; a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın, b) 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmayan, beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, c) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep ve haklı durum halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir ... beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. (3) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Birinci fıkra kapsamında bankalarca yapılabilecek terkin işlemleri 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, İzmir ... Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 05/04/2019 tarihli ve 193503 00... 5 sayılı ... beyannamesi incelendiğinde, kabahatli şirketin ihracat bedelinin 32.770 Euro olduğu, kabahatli vekili tarafından anılan idarî yaptırım kararına karşı verilen 02/02/2023 havale tarihli başvuru dilekçesinde, kabahate konu ihracata ilişkin döviz bedelinin tamamının 20/06/2019 tarihinde, süresi içinde yurda getirildiğine dair ... Bankasınca düzenlenmiş ihracat kabul belgesinin ibraz edildiği dolayısıyla, Kabahatli şirket tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç (05/04/2019) tarihinden itibaren 180 günlük süre dolmadan 20/06/2019 tarihinde yurda getirildiği, ancak ilgili vergi dairesi müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği, Kabule göre de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Soruşturma zamanaşımı” başlıklı 20. maddesinin, 5560 sayılı Kanun'un 33. maddesi ve 6111 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 1, 2 ve 3. maddelerinde yer alan, "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır. (3) Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır." şeklindeki düzenleme ile 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi kapsamında öngörülen ceza miktarı karşısında, soruşturma zamanaşımı süresinin idarî para cezasının niteliği ve miktarına göre 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca üç yıl olduğu, somut olayda, idarî para cezasını gerektiren kabahat eyleminin 25/09/2020 tarihinde gerçekleştirildiği, dolayısıyla mercii Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 11/10/2023 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli kararının değişik iş sayısının 2023/7924 olmasına karşın, kanun yararına bozma isteminde 2023/7324 olarak gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan kabule göre anlatımında yer verilen neden yönünden; İdarî yaptırıma konu kabahat eylemi bakımından kabahat tarihi 06.10.2019 olduğu gibi 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan ''Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.'' yönündeki düzenleme uyarınca, anılan kabahatin nispî idari para cezası gerektirdiği anlaşılmakla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3. maddesinde yer alan ''(3) Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.'' hüküm dikkate alındığında, merci karar tarihi itibarı ile soruşturma zamanaşımı sürelerinin de gerçekleşmemiş olması karşısında, talebin reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan asıl neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan kabule göre anlatımında yer verilen neden yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan asıl neden yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli ve 2023/7924 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, muteriz hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 tarihli ve 2023/148 idari yaptırım, 2023/101 sayılı kararı ile uygulanan 7.225,00 Türk lirası idarî para cezasının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.