Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/5325 E. , 2024/11979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/320 E., 2024/66 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ..., ..., ...,, ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçl
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/5325 E. , 2024/11979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/320 E., 2024/66 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ..., ..., ...,, ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatleri 2.Sanıklar ... ve ... hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden; Sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını diğer sanıklarla iştirak halinde işlediklerine dair dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığı anlaşılmakla; Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, sanıklara atılı suçların işlendiği tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kaçakçılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararları ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Kaçakçılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden; Sanık ...'ün yetkilisi olduğu ... isimli firma adına tescilli ihracat beyannameleri ile sanık ... ve sanık ...'in yetkilileri ve ortakları oldukları ... Kablo Ltd. Şti isimli firma adına tescilli ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların fiilen taşınmadığı halde farklı eşyalara ilişkin düzenlenen beyannamelere konu özet beyanlardaki taşıma senedine "yavru beyanname" olarak bağlanarak kapatıldıkları, suça konu ihracat beyannamelerinin gümrük müşaviri sanık ...'in şifresi kullanılarak tescil edildiği, bu şifre olmadan eylemin icra edilmesi mümkün olmadığı gibi söz konusu ihracat beyannameleri muhteviyatı eşyaları.... Firmasının naklettiği ve anılan firmanın çalışanı olan sanık ...'in şifresi ile özet beyan olarak yapılan eklemelerle yavru beyannamelerin düzenlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece sanıklar ... ve ... hakkında atılı resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçlarından beraat kararları verilmiş ise de, bahse konu ihracat beyannamelerinin ekinde bulunması gereken TIR karneleri ve özet beyan olmadan tescil edildikleri, bu nedenle suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesindeki düzenleme gereği "İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek" fiilinin somut olayda gerçekleştiği, sanıkların iştirak halinde yavru beyannamelere konu eşyaları Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkartmadıkları halde ihraç etmiş gibi gösterdiklerinin sabit olduğu gözetilerek, resmî belgede sahtecilik suçu bakımından sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi gereğince, kaçakçılık suçu bakımından ise suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesi ve aynı Kanun'un 4/2. maddesi gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, sanıklar ... ve ... hakkında beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında ise yukarıdaki maddeler uyarınca 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süreleri söz konusu olup incelemeye konu karar tarihinde bahse konu sürelerin dolmadığı gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi. KISMÎ KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ..., ..., ..., ... ve 5 kişi hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin, katılan ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine, sanıklar ..., ... ve ...’in eylemlerinin Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 inci maddesinde düzenlenen resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sayın çoğunluğun sanıkların eylemlerinin 204/2 nci maddesindeki suçu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi yerinde değildir. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre, sanıklarından ... ve ...’in adına ihracat beyannamesi düzenlenen firmanın sahibi, sanık ...’in nakliyat firması çalışanı ve şifresi kullanılarak özet beyan olarak yavru beyanname düzenleyen kişi, sanık ...’in ise suça konu ihracat beyannamelerini düzenleyen gümrük müşaviri olduğu anlaşılmaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasında “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.” hükmü uyarınca, gümrük müşavirlerinin gümrük beyannamelerini sahte olarak düzenlediklerinin sabit olması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/2 nci madde ve fıkrasından cezalandırılmaları gerekmektedir. Oysa Gümrük müşaviri kamu görevlisi değildir. Ancak bu madde gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılmaktadır. Dolayısıyla kanundan kaynaklanan bir nitelikli hal söz konusudur. Sanıklar ..., ... ile ...’in gümrük müşaviri olmayan sanıklar olup, Gümrük müşaviri olan sanık ...’in düzenlemiş olduğu beyannameleri kullanan sanıklardır. Kanundan kaynaklanan nitelikli halin kamu görevlisi sayılmayan sanıklar aleyhine olarak uygulanması mümkün değilir. Nitekim doktrinde “… resmi belgede sahteciliğin kamu görevlisi tarafından işlenen şekli özgü bir suçtur ve ancak belli bir yükümlülük altında olanlar tarafından işlenebilir. Bu özelliği taşımayanlar, suçun şeriki olabilirler. Ancak kamu görevlisi olmayanların fiili aynı zamanda onları 204. maddenin 1. fıkrasında düzenlenen suçun temel şekli bakımından fail haline gelebilir. Bu durumda “failliğin şerikliğe göre asliliği” kuralı gereğince kişi yalnızca faili olduğu suçtan (m. 204/1) dolayı cezalandırılmalıdır.” (Prof Dr. Mahmut Koca, Prof Dr. İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 3. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2016, s. 699) şeklinde değerlendirilmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ... ile ...’in eylemi Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 inci maddesindeki suçu oluşturucak olup, sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği son suçun işlendiği 14.01.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8. madde ve fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.12.2024