KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/5480 E., 2024/10303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/30 E., 2011/1104 K.
- Suç
- 1163 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'un davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı, sanık müdafiin ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafiin, incelemenin duruşmalı yapılması talebinin, tayin olunan cezanın süresi itibarıyla yasal olanak bulunmadığından,
5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'un davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesinin de bu hakkı sağlamayacağı cihetle, şikâyetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği
anlaşılmıştır.
B. Suçtan Zarar Gören Vekili ve Sanık Müdafiin Temyiz İstekleri Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 27.07.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
II. KARAR
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suçtan Zarar Gören Vekili ve Sanık Müdafiin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekili ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5480, K. 2024/10303, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama