KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/5808 E., 2024/10902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/43 E., 2024/503 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçıklıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; karara itiraz ettiğine, kararın temyizen incelenerek yeniden değerlendirilmesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden sanığa ait depoda yapılan aramada 2.300 karton kaçak sigara ile 123 kg kaçak çay ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında kaçak eşyaları sigaraları satacağını beyan etmiştir. Bozma sonrası sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2 nci maddesi uyarınca ihtarat yapıldığı, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanığa ait depoda ticari miktarda kaçak eşyaların ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu ve mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında.
6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 3 yıl 4 ay hapis ve doğrudan hükmolunan 1.000,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5808, K. 2024/10902, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama