KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/6652 E., 2025/88 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hâkimliği
- Sayısı
- 2023/5053 D. İş
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
- Karar
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Şüpheli hakkında yoklama kaçağı suçundan yapılan soruşturma sonucunda; Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.05.2023 tarihli ve 2022/3884 Soruşturma ve 2023/5825 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın, Çorum Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/5053 D. İş sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 94660652-105-19-20922-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/98167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/98167 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, şüphelinin 08/03/2017-14/09/2019 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalması nedeniyle Çorum Askerlik Şubesi Müdürlüğünün 23/02/2022 tarihli ve 82286163-903.11-436193 1157 sayılı suç duyurusu üzerine, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2023 tarihli kararı ile, şüphelinin yoklama kaçağı bulunduğundan dolayı İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlililerince yakalandığı ve yakalama tutanaklarının da yakalandığı yerler kolluk görevlileri tarafından düzenlendiği göz önüne alındığında idari para cezasını vermeye yetkili makamın Büyükçekmece ve Beylikdüzü Askerlik Şubesi Başkanlıkları olduğu,
bu haliyle şüpheli hakkında usulüne uygun verilmiş, tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş bir idari para cezası kararı bulunmadığından şüpheliye atılı yoklama kaçağı kalma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24/3. maddesinde yer alan "İdari para cezası vermeye yetkili makam; askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; bunun dışındaki durumlar için ise nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır. Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir." şeklindeki ve
20/07/2020 tarihli Askeralma Yönetmeliğinin 101. maddesinin 4. bendindeki ''İdari para cezası vermeye yetkili makam; askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; kolluk kuvvetleri tarafından haklarında tutanak tutulma işlemi de dahil diğer durumlar için nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır. Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir.'' düzenlemeler nazara alındığında,
Somut olayda, yükümlü hakkında 07/03/2017 tarihinde İstanbul ilinde yakalanması üzerine yoklama kaçağı yakalama tutanağı düzenlenerek yükümlünün serbest bırakıldığı ve anılan tutanağın yukarıda izah edildiği üzere yükümlü hakkında idari yaptırım uygulamaya yetkili, yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer olan Çorum Askerlik Şubesi Başkanlığına gönderilmesini müteâkip,
yükümlü hakkında Çorum Valiliği İl İdare Kurulunun 25/04/2017 tarihli ve 20950-174 sayılı kararı ile 1.486,00 Türk lirası idari para cezasının uygulandığı ve usulüne uygun olarak itiraz edilmeksizin 19/06/2017 tarihinde kesinleştiği ancak yükümlünün 08/03/2017 tarihinde itibaren 920 gün süreyle yoklama kaçağı kaldığının anlaşılması karşısında, yükümlü hakkında usulüne uygun olarak kesinleşmiş idari yaptırım kararı bulunduğundan mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu,
delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çorum Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/5053 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6652, K. 2025/88, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama