KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/6985 E., 2024/11984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/934 E., 2024/1002 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Hükümde yasa yolu gösterilirken, 7 günlük temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanık ... ile müdafiin yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz istemleri süresinde kabul edilerek;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanarak eksik ceza tayin edilmesine, cezada indirim uygulanmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına, suçta kullanılan aracın müsadere edilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün
bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiin temyiz nedenleri; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine, adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; araçta yolcu olarak bulunduğuna, kaçak sigaralardan haberdar olmadığına, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiin temyiz nedenleri; makul sürede yargılama yapılmayarak sanığın hakkının ihlal edilmesine, adli para cezası yönünden alt sınırdan ayrılarak ceza verilmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan, sanıkların bulunduğu araçta yapılan aramada, arka koltuklarda ve bagajda 10.890 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, suça konu eşyanın kendisine ait olduğunu ifade ederek atılı suçu ikrar etmiş, sanık ... savunmasında, suça konu eşya ile ilgisinin bulunmadığını ifade ederek atılı suçu reddetmiştir.
Bozma ilamı sonrasında, sanıklar savunmalarında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyemeceklerini ifade etmişlerdir.
Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ödeme yapmaları halinde cezalarında 1/2 oranında indirim uygulanacağının ihtar edildiği, yapılan ihtaratın usulüne uygun olduğu görülmüştür.
Suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ilamıyla onanması suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemece bu gerekçe ile nakil aracı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ...
Arıktaş müdafiin, sanık ...'ın ve müdafiin aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı tarihte yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek;
Mahkemece hükmün gerekçe bölümünde; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca teşdiden hüküm kurulduğu ve önceki bozma ilamına uyulduğu halde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları uyarınca alt sınırdan temel cezanın belirlendiği,
bu suretle yapılan somut değerlendirmenin hukuki olmadığı anlaşılmakla, dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği cihetle, lehe aleyhe kanun değerlendirmesinin buna göre yapılması yerine, bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6985, K. 2024/11984, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama