KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/7950 E., 2025/5833 K.
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Konu
- Bilisim Suclari
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1624 E., 2024/1232 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
306 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen kararın, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde. Hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a gıyabi kararın bilinen en son adrese tebliğe çıkarıldığı, ancak tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine başka bir adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğundan cihetle.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1 ve 8. maddesi, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşılmakla,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: 5607 sayılı Kanuna muhalefetten mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin yerel mahkeme kararını katılan idare vekili ile bir sanık temyiz etmiştir. Ön incelemede, hükmü temyiz etmeyen diğer sanığa gıyabi kararın bilinen son adrese çıkarılıp 'tanınmıyor' şerhiyle iade edilmesi üzerine başka bir adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, bu tebligatın usulsüz olduğu saptanmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi gerçek kişilere tebligatta iki aşamalı yöntem öngörür: önce bilinen en son adrese 21/1'e göre normal tebligat çıkarılır; bila tebliğ iadesi hâlinde adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres kabul edilerek 21/2'ye göre ve 23/1-8 ile Yönetmeliğin 16/2. maddesi uyarınca gerekli şerh düşülerek tebliğ tamamlanır; bu sıra izlenmeden 35. maddeye göre yapılan tebliğ geçersizdir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire temyiz incelemesine geçmeden, gerekçeli kararın hükmü temyiz etmeyen sanığa usulüne uygun tebliği, tebliğ evrakının ve olası temyiz dilekçesinin eklenmesi ile yeni istem için ek tebliğname düzenlenmesi amacıyla dosyanın geri gönderilmek kaydıyla mahkemesine tevdiine oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Gıyapta verilen kararlarda Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine sapılarak yapılan tebliğler bu içtihat karşısında geçersizdir; süresi geçti sanılan temyiz hakkı, usulsüz tebliğ ortaya konarak canlandırılabilir. Çok sanıklı kaçakçılık dosyalarında bir sanığın tebliğ eksiği tüm dosyanın Yargıtay incelemesini bekleteceğinden, taraf vekilleri tebligat zincirini dosyaya girer girmez denetlemelidir.