KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/7952 E., 2025/4271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/705 E., 2024/700 K.
- Şikâyetçi
- Gümrük İdaresi
- Suçtan zarar gören
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
- Suç
- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Şikâyetçi Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizi yönünden; sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'nun temyizi yönünden ise; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ...'nun Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 22.04.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7952, K. 2025/4271, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama