Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/1140 E. , 2025/13695 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2998 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulma
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/1140 E. , 2025/13695 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2998 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a (1567 sayılı Kanun) aykırı davranma eyleminden kabahatli Koluman .... Endüstri Anonim Şirketi hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca 146.127,944 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2022/121 idari yaptırım defter, 2022/97 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Tarsus 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.07.2024 tarihli ve 2023/472 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.08.2024 tarihli ve 2024/2998 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.02.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/20125 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB-2025/20125 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Kabahatli şirketin 08/06/2020 tarihli ve 307.366,00 Euro tutarlı gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleşen ihracata ilişkin yurt içine getirilmesi gereken bedellerin tahsil süresi olan 07/12/2020 tarihine kadar getirilmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca 146.127,944 Türk lirası idari para cezası uygulanmış ise de; 1-Dosya kapsamına göre; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)'in "İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi" başlıklı 3/1. maddesinin; "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinin; "– (1) (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın, b) 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmayan, beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, c) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep ve haklı durum halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. (3) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Birinci fıkra kapsamında bankalarca yapılabilecek terkin işlemleri 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, kabahatli şirket tarafından 203301 00... 6 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracatın bedelinin 307.366,00 Euro (=348.614,52 ABD doları) olduğu, dosyada mevcut ... Bankası A.Ş. ... Ticari Şubesinin 04/04/2021 tarihli ve 1/ 0...6 sıra numaralı ihracat bedeli kabul belgesi suretinden anılan ihracat bedelinden 276.629,40 Euro'luk (=313.753,07 ABD doları) kısmının 07/09/2020 tarihinde (yasal tahsil süresi olan 07/12/2020 tarihinden de önce) yurda getirildiği ve 34.861,45 ABD doları karşılığı bedelin eksik kaldığının anlaşılması karşısında, 34.861,45 ABD doları eksikliğin 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte, toplam ihracat bedeli olan 348.614,52 ABD dolarının %10'unu aşmadığı cihetle, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in 10/1-b maddesi uyarınca terkin sınırları içerisinde kaldığı ve bu nedenle ihracatçı şirket hakkında idari para cezasına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 1567 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, .... Bankası A.Ş. .... Ticari Şubesinin 04/04/2021 tarihli ve 1/ 0...6 sıra numaralı ihracat bedeli kabul belgesine nazaran kabahatli şirketin 348.614,52 ABD doları ihracat bedelinin 313.753,07 ABD dolarının ilgili yurt içi bankaya transferinin gerçekleştiği, bakiye 34.861,45 ABD dolarının yurda getirilerek aracı bankaya yatırılmadığı anlaşılmakla, anılan düzenleme gereğince yurda getirilmeyen miktar yönünden rayiç bedel karşılığı üzerinden % 5 idari para cezası uygulanması gerektiği gözetilmeden, beyannamede belirtilen ihracat bedelinin tamamı üzerinden uygulanan idari yaptırım kararına yönelik itirazın bu yönden de kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden inceleme dışında bırakılmıştır. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.08.2024 tarihli ve 2024/2998 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca muteriz hakkında 146.127,944 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2022/121 idari yaptırım defter, 2022/97 sayılı idarî yaptırım sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İhracatçı Koluman şirketi, 08.06.2020 tarihli ve 307.366 Euro tutarlı gümrük beyannamesi kapsamındaki ihracat bedelini süresinde yurda getirmediği gerekçesiyle Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca 146.127,944 TL idari para cezasıyla cezalandırılmış; başvuru ve itiraz sulh ceza hâkimliklerince reddedilmiştir. Oysa banka kayıtlarına göre bedelin 313.753,07 ABD doları karşılığı kısmı yasal süre olan 07.12.2020'den önce yurda getirilmiş, yalnızca 34.861,45 ABD doları eksik kalmıştır; Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.
Hukuki İlke: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 sayılı Tebliğ'in 10/1-b maddesi uyarınca, gümrük beyannamesi başına 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmayan ve beyanname bedelinin %10'una kadar olan noksanlıklar ödeme şekline bakılmaksızın terkin edilerek hesap kapatılır; terkin sınırı içinde kalan eksiklik için 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesine dayalı idari para cezası uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, 34.861,45 dolarlık eksikliğin toplam bedel 348.614,52 doların %10'unu aşmadığından terkin kapsamında kaldığını kabul ederek kanun yararına bozma isteminin birinci nedenini kabul etmiş, Tarsus 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin itirazın reddi kararını CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle kanun yararına bozmuş ve 309/4-d maddesi uyarınca idari yaptırım kararını doğrudan kaldırmıştır; cezanın eksik kısımla sınırlı hesaplanmasına dair ikinci neden ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Dava Strateji Notu: İhracat bedeli cezalarında ilk iş banka kabul belgeleriyle fiilen yurda gelen tutarı çıkarmak ve kalan açığı Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin eşikleriyle (%10 ve dolar limitleri) karşılaştırmaktır; eşik içindeyse ceza baştan hukuka aykırıdır. Sulh ceza aşamaları aleyhe kesinleşmiş olsa bile bu emsal, kanun yararına bozma yoluyla idari para cezasının tümden kaldırılabileceğini göstermektedir.