İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/1344 Karar: 2025/9589 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1344 K.2025/9589

7. Ceza Dairesi 2025/1344 E. , 2025/9589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/340 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; suçtan doğrudan zarar görmeyen ve temyize hakkı bul

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/1344 E. , 2025/9589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/340 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; suçtan doğrudan zarar görmeyen ve temyize hakkı bul

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/1344 E. , 2025/9589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/162 E., 2024/340 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; suçtan doğrudan zarar görmeyen ve temyize hakkı bulunmayan mağdurun temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Diğer temyiz istemleri yönünden ise; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Mağdur ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen mağdur ...'ın davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar görmeyen mağdur ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, mağdurun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 1.Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 sayılı kararında; sanıkların savunmaları, kanuni soruşturma raporu, bilirkişi raporları, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/4252 Esas, 2021/9002 Karar sayılı bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların zincirleme biçimde nitelikli bankacılık zimmeti suçunu işlediklerinin, hükümden önce banka zararını tamamen giderdiklerinin kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükümlerinin kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan banka vekili, sanık ... müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 sayılı kararında; sanık savunmaları, kanuni soruşturma raporu, bilirkişi raporları, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/4252 Esas, 2021/9002 Karar sayılı bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın zincirleme biçimde nitelikli bankacılık zimmeti suçunu işlediği, hükümden önce banka zararını tamamen giderdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, tekerrüre esas adlî sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Banka vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, IV- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2024 sayılı kararında; sanık savunmaları, kanuni soruşturma raporu, bilirkişi raporları, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/4252 Esas, 2021/9002 Karar sayılı bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın zincirleme biçimde nitelikli bankacılık zimmeti suçunu işlediğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Olay tarihinde katılan Bankanın ... Şubesi'nde ticari kredilerden sorumlu şirket müşteri ilişkileri yöneticisi olarak görev yapmakta olan sanığın 71 adet müşterinin kredi/mevduat hesaplarından yapmış olduğu usulsüz işlemler neticesinde 5.487.134 TL'yi zimmetine geçirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, 2.Sanığın zincirleme suça konu eylem sayısının fazlalığı nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suça ilişkin artırım yapılırken de artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken alt hadden 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, Kabule göre ise; 1.Tüm dosya kapsamının incelenmesinde katılan bankanın ... Şubesi'nde ticari kredilerden sorumlu olan sanığın zimmet konusu usulsüz işlemlerinin bir kısmında imzasız dekontlar, sadece sanık imzasını taşıyan fişler kullandığı, bir kısmında ise işlemlerin fişlerinin bulunamadığı ya da tahrip olduğunun anlaşılması karşısında, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre nitelikli ve basit zimmet suçunun tespiti açısından, zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzasının bulunmaması halinde eylemin basit zimmet; tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, bu nedenle her bir işlem yönünden duraksamaya yer bırakmayacak şekilde eylemlerin ayrı ayrı basit-nitelikli zimmet olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanığın 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza ile gün para cezası tayin edilerek, taktir edilecek gün para cezasının arttırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adlî para cezasının yukarıda belirtildiği üzere nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Bozma sonrası 5411 sayılı Kanun'un 160/6. maddesi kapsamında yapılan toplam ödeme tutarının 840.936,00 TL olması karşısında, tazmine hükmedilmesi gereken banka zararının 2.788.064,00 TL olması gerekirken hesap hatası sonucu 2.798.064,00 TL banka zararının tazminine hükmedilmesi, 3.Nispi harç ve nispi vekâlet ücretine esas alınması gereken banka zararının 2.788.064,00 TL olduğu gözetilmeden, banka zararı 2.798.064,00 TL kabul edilerek fazla nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Banka vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla