KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/2042 E., 2025/9646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/74 E., 2024/499 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Sanıktan 19.250 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, dava konusu kaçak eşyanın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre ise; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık hakkında lehe kanun tespit edilmesi gerektiği, hükmün gerekçesinde lehe kanun tespiti yapılması neticesinde sonuç olarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un lehe olduğu belirlendiği halde hükmün 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun uyarınca kurulması,
2. Lehe kanun tespiti yapılırken suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'a göre temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit uygulandığı halde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'a göre temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan hüküm tesis edilmesi ve lehe kanun tespiti yapılırken sanık hakkında takdiri indirim uygulandığı halde hükümde takdiri indirim uygulanmaması suretiyle çelişki oluşturulması,
3.Nakil araçları hakkında gerekçe göstermeksizin iade kararı verilmesi,
4.Tekerrüre esas alınan ilamın dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında 27.02.2024 tarihinde kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, katılan idare vekili ile sanığın temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.03.2014 tarih, 2013/1249 E, 2014/170 K sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis, 500, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe, eşya müsaderesine ve nakil aracı olan çekici ve dorse üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar sadece Gümrük İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Katılan ... İdaresi vekilinin 21.04.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde mahkeme kararının sadece araç müsaderesiyle ilgili kısmının temyiz edildiği açıkça belirtilmiştir.
Katılan idare vekilinin temyiz dilekçesinde açıkça araç müsaderesiyle ilgili kısmın temyiz edildiği belirtilmesine karşın, temyiz incelemesi yapar 19. Ceza Dairesi 06.11.2019 tarih ve 2019/13833 K sayılı kararıyla temyiz incelemesini hükmün tamamına hasrederek, kararı sanık aleyhine olarak bozmuştur.
Bozmaya uyan yerel mahkeme bu kez sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10,3/23. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 6 ay hapis, 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe, eşya müsaderesine ve nakil aracı olan çekici ve dorsenin iadesine karar vermiştir. Bu karar da sanık ve katılan idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarda anlatılanlar dikkate alındığında.
06.03.2014 tarihli hükme yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin nakil araçlarına ilişkin kararla sınırlı olduğu, sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz talebi bulunmadığı halde, hükmün 06.11.2019 tarihinde incelenerek sanık aleyhine bozulmasına ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2019/30392 Esas, 2019/13833 Karar sayılı bozma kararının hukuki değerden yoksun yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan bozma kararı sonrası Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2024 tarihli ve 2020/74 Esas, 2024/499 Karar sayılı kararının da hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması karşısında;
katılan vekilinin 21.04.2014 havale tarihli dilekçesi esas alınarak 06.03.2014 tarih ve 2013/1249 Esas, 2014/170 Karar sayılı karara yönelik araç müsaderesi ile sınırlı temyiz incelemesi yapılması yerine, hukuki değerder yoksun yok hükmünde olan 27.02.2024 tarihli karar yönünden temyiz incelemesi yapılarak sanık aleyhine olacak şekilde yerel mahkeme kararının bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.06.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2042, K. 2025/9646, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama