Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/2170 E. , 2025/9167 K. "İçtihat Metni" 7. Ceza Dairesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A. KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 29.11.2024 tarihli ve 2024/11
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/2170 E. , 2025/9167 K. "İçtihat Metni" 7. Ceza Dairesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A. KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 29.11.2024 tarihli ve 2024/11 uyuşmazlığın giderilmesi sayılı kararıyla; ''...1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/637 Esas 2023/916 Karar sayılı dosyasında; Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/410 (E) ve 2023/154 (K) sayılı kararının istinafen incelendiği, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında; "...sanık İsmet Çavuş hakkında 5607 sayılı yasanın 3/21 maddesi uyarınca neticeten 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesi uyarınca beraatine'' karar verildiği, Yukarıda belirtilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/637 Esas, 2023/916 Karar sayılı dosyasında; "...Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A) Sanık İsmet Çavuş hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde; Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda doğru olarak uygulandığı, anlaşıldığından, istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, B) Sanık Feyyaz Kesgin hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde; Sanığa yüklenen 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan verilen beraat kararı ve hukuki gerekçesi usul ve yasaya uygun olup; hükmün kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanmadığı, İstinaf başvurusunda ileri sürülen nedenlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE..." dair karar verildiği, 2- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2020/2065 Esas, 2023/825 Karar sayılı dosyasında; Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/614 Karar sayılı kararının istinafen incelendiği, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında; "... Olay tarihinde Manisa ili ... ilçesi, ... Mahallesi üzeri, 132 ada 53 parselde bulunan depo olarak kullanılan çiftlik evi kontrol edildiğinde, çiftlik evinin arka tarafında bulunan koyun damlarının olduğu yerde çuvallar içerisinde kıyılmış tütünlerin olduğunun görülmesi üzerine, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararına istinaden bahse konu yerde yapılan aramada, 505 kilo 450 gram kıyılmış tütün ele geçirildiği, ele geçirilen tütünler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda, yurt içinde üretimi yapılan yaprak tütününün Tarım ve Orman Bakanlığından izin alınmadan kıyıldığı ve yasa dışı olarak piyasaya sunulduğu, Tarım ve Orman Bakanlığından piyasaya arz uygunluk belgesi alınarak yasal olarak piyasaya arz edilen tütün mamulü olmadığı, sarmalık kıyılmış tütünün birim paket ambalajlı tütün mamulü olmadığının tespit edildiği, her ne kadar sanık savunmasında yaptığı eylemin yasak olduğunu bilmediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, ele geçirilen tütünün miktarı ve tütün üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, kastının yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, suça konu eşyanın değerinin 2022 yılı itibariyle hafif olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında verilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca indirim yapılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri nazara alınarak sanık hakkında verilen cezada TCK'nun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılmadığı", -İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2020/2065 Esas, 2023/825 Karar sayılı dosyasında istinaf incelemesi neticesinde; "...Sanık ...'in depo olarak kullandığı çiftlik evinde, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emri ile yapılan arama neticesinde, toplam 505 kilo 450 gram açık kıyılmış tütün ele geçirilmiştir. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 21/02/2022 tarihli ekspertiz raporunda, ele geçirilen ürünün yurt içinde üretimi yapılan sarmalık kıyılmış tütün olduğu bildirilmiştir. 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının (h) bendi, 7061 sayılı Kanunun 63. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının (h) bendinde yer alan “Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara...” şeklindeki düzenleme, 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 20. fıkrasına “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar...” şeklinde aynen nakledilmiş ve bu düzenleme 01/01/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan madde 10/12/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 21. fıkrası olarak “Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde mevcut halini almıştır. Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4/1-a. maddesi uyarınca "Alıcı; Tütün ticareti yetki belgesine sahip gerçek ve tüzel kişileri" ifade etmektedir. “Tütün Ticareti Yetki Belgesi” başlıklı 26. maddesi uyarınca tütün ticareti yapabilmek için Bakanlıktan uygunluk belgesini almış olmak şarttır. “Tütün ticareti” başlıklı 27/1. maddesi gereği üreticiden alınan tütünlerin tütün satış merkezlerine veya Bakanlığa tescili kaydıyla dahilde alınması, satılması ve nakledilmesi serbesttir. Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "Tütün Ticareti Yetki Belgesi" ile İl/İlçe Müdürlüklerince düzenlenen "Perakende Tütün Mamulü Satış Belgesi" birbirinden farklı belgelerdir. Tütün Ticareti Yetki Belgesini haiz gerçek ve tüzel kişiler, ülke genelinde üreticiden ve diğer tütün ticareti yetki belgesi olan kişilerden "yaprak tütün" alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı yetkilerine sahip olup, yürürlükteki mevzuat hükümleri gereği yaprak tütün dışında, perakende tütün veya tütün mamulü satışıyla ilgili faaliyette bulunamazlar. Perakende Tütün Mamulü Satış Belgesini haiz perakende satıcılar ise ilgili mevzuata göre yasal olarak piyasaya arz edilen bandrollü tütün mamullerini nihai tüketiciye satma yetkisine sahip olup, bunun dışında hiçbir tütün veya tütün mamulünün satışını yapamazlar. Bu durumda Tütün Ticareti Yetki Belgesi olmadan yaprak tütün ticareti yapılması ya da tütün ticaret yetki belgesi olmasına rağmen yapılan yaprak tütün ticaretinin Bakanlığa bildirilmemesi halinde 5607 sayılı Kanununun 3/21. maddesinde düzenlenen suç sübut bulacaktır. Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, 4733 sayılı Kanunun 8/5-o maddesi uyarınca miktara göre idari para cezası verilmesini düzenleyen kanuni düzenlemenin de yürürlüğü devam etmektedir. Sonuç olarak sanığın yerli menşeli sarmalık kıyılmış tütün satmak eyleminin 5607 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenmediği, 4733 sayılı Kanunun 8/5-o bendi uyarınca idari para cezası gerektiren kabahat niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile CMK'nun 280/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine ilişkin olarak verilen hükmün kaldırılarak sanığın eyleminin Kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-a. maddesi gereğince beraatine, ele geçen yerli menşeli sarmalık kıyılmış tütünün 4733 sayılı Kanunun 8/5-o maddesi kapsamında idari yaptırım gerektirdiği anlaşılmakla, sanığın idari para cezası ile cezalandırılmasına..." karar verildiği, 3-Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/392 Esas, 2024/792 Karar sayılı dosyasında; Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararının istinafen incelendiği, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında; "... Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 02 KK 818 plaka sayılı araçla 145 kg faturasız, bandrolsüz tütün naklederken yakalandığı, savunmasında arkadaşlarının talebi üzerine onlara hediye etmek üzere tütünleri Mersine götürdüğü şeklinde tevil yollu ikrarda bulunduğu, 145 kg tütünün arkadaşlara hediye edilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi nedeniyle sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek müsnet suçtan cezalandırılmasına, gümrüklenmiş değerin iki katını ödemediğinden hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, suça konu tütünün cif değeri (13.775,00 TL) pek hafif olduğundan sanığın cezasında 2/3 oranında indirim yapılmasına, sanık kamu zararını gidermediğinden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemeye olumlu kanaat geldiğinden verilen cezanın ertelenmesine, suça konu tütünün 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4 maddesi gereğince müsaderesine..." dair karar verildiği, -Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/392 Esas, 2024/792 Karar sayılı dosyasında istinaf incelemesi neticesinde; "...7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nazara alındığında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 5/2 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün kovuşturma aşamasında da uygulanmasının mümkün hale geldiği, bilirkişi raporunda kıyılmış tütünün yurt içinde üretildikleri tespit edilmesine rağmen, suça konu kıyılmış tütünün FOB değeri tespit edilmesi gerekirken CİF değeri belirlendiği anlaşılmakla öncelik dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek ürünler bakımından FOB değeri tespiti yapıldıktan sonra bu miktarlar üzerinden gümrük idaresine gümrüklenmiş değer hesaplattırılarak, sanığa yeniden ihtarat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aleyhe miktarlar bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında gümrüklenmiş değerin iki katını ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına; keza kurum zararını ödemediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair hüküm tesisi hukuka aykırı olup, CMK'nın 280/1-f maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirdiği, Kabule göre de;1-Sanığa ait araçta yapılan arama neticesinde kıyılmış tütün ele geçirildiği olayda, bilirkişi raporuyla kaçak eşyaların yerli menşeili olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına rağmen sanığın eyleminin hukuki niteliğinde hataya düşülerek sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18 maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10 maddeleri gereğince ceza verilmesi, 2-TCK'nın 50. maddesinde öngörülen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımların, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kişiselleştirme hükmü olduğu, kanun koyucunun cezaların kişiselleştirilmesi kapsamında hakime talep olmasa bile TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının re'sen tartışılması, TCK'nın 50. maddesinde yer alan şartlar çerçevesinde, hükmolunan hapis cezasının adli para cezası ya da seçenek tedbirlere çevrilip çevrilmeyeceğini belirleme yetki ve görevini yüklediği, hakimin, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezası ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi ya da çevrilmemesi konusunda gerekçe göstermesi gerektiği, bu gerekçenin de dosya içeriği ile kanuna uygun ve yeterli olması gerektiği, gerekçenin bu niteliği keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek özelliklerini de taşıdığı açıktır. Öte yandan; sanığın ekonomik ve sosyal durumunun uygun olması halinde, adli para cezasının erteli hapis cezasına göre sanığın daha lehine olduğu, bu nedenle sanık hakkında kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinden önce TCK'nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği konusunda değerlendirme yapılması gerektiği, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin TCK'nın 50. maddesi gereğince değerlendirme yapılmadan cezanın ertelenmesine karar verilmesi,3-7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/23. maddesinin 2. cümlesi gereğince, suç konusu eşyanın değerinin pek hafif olup olmadığının tespiti için gümrüklenmiş değerin esas alınması gerekirken eşyanın CİF değerinin esas alındığının yazılması, 4-Sanığa hükmün 3. paragrafında verilen 7 gün adli para cezası üzerinden hükmün 4. paragrafında 2/3 değer indirimi yapıldığı, indirim neticesinde sanığın 2 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken 3 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, hususları hukuka aykırı olup, bu itibarla katılan vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-f maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA..." dair karar verildiği, 4-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/567 Esas, 2024/1469 Karar sayılı dosyasında; İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2022/502 Esas, 2023/502 Karar sayılı kararının istinafen incelendiği, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; olay tarihinde ihbar üzerine sanığın işlettiği iş yerinde ve diğer adreslerinde yapılan aramalarda 780 paket sigara, 80 paket nargilelik tütün mamulü, 100 paket kıyılmış tütün, 45 paket stadium markalı boş makaron, 2400 paket (1200 yaprak) sigara kağıdı, 159 paket (19000 adet) sigara filtresi, 45 adet elektronik sigara, 10.300 paket (206.000 dal) doldurulmuş makaron sigara, 525 kutu bandrolsüz boş makaron, 110 kg açık sarmalık kıyılmış tütün, 58 kg bandrolsüz nargilelik tütün mamulü, 400 paket bandrolsüz sigara kağıdı ele geçirildiği ve bu ürünlere usulüne uygun el konulduğu, sanık mahkememizde alınan savunmasında özetle; ... Tobacco isimli iş yerinin işletmesini kendisinin yaptığını, yakalanan ürünleri Eminönü'nden satın aldığını ve kar payı koyarak bunların satışını yaptığını, bunların sahte olduğunu öğrendiğini, satmanın yasak olduğunu bilmediğini beyan ettiği, 25/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan aramada ele geçirilen 780 paket sigara, 80 paket nargilelik tütün mamulü, 100 paket kıyılmış tütün, 45 paket stadium markalı boş makaron, 2400 paket (1200 yaprak) sigara kağıdı, 159 paket (19000 adet) sigara filtresinin ve 45 adet elektronik sigaranın bandrolsüz, yurt dışında üretilmiş kaçak tütün mamulleri olduğu, el konulan 10.300 paket (206.000 dal) doldurulmuş makaron sigara, 525 kutu bandrolsüz boş makaron, 110 kg açık sarmalık kıyılmış tütün, 58 kg bandrolsüz nargilelik tütün mamulü, 400 paket bandrolsüz sigara kağıdının yurt içinde bakanlık izni alınmadan illegal şekilde üretilmiş yerli tütün mamulleri oldukları, hesaplanan kamu zararının 152.663,69-TL, toplam gümrüklenmiş değerin 189.634,77-TL olduğunun bildirildiği ve olayın bu şekilde sübut bulduğu anlaşılmıştır. Sanığa 5607 sayılı Kanunun 5/2 fıkrası gereğince, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı kovuşturma aşamasında devlet hazinesine ödediği takdirde, hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza 1/2 oranında indirilir şeklinde düzenlenme gereğince, kamu zararını ödemesi halinde koşulları bulunduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden faydalanabileceği, gümrüklenmiş değer miktarının iki katı ödediği takdirde ise hem hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden faydalanabileceği, hem de etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 1/2 oranında ceza indiriminden faydalanabileceği, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde ayrıca kamu zararı miktarını ödemesine gerek olmadığı, ödeme yapılmaması halinde dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilerek sorulduğu, sanığın ödemede bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tutulan tutanaklar, alınan sanık savunmaları, bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığa ait 3 ayrı adreste yapılan kontrollerde kaçak tütün ürünleri, dolu - boş makaronlar, sigara sarma makinesi, sigara kağıdı ele geçirildiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca ürünlerin bir kısmının kaçak olduğunun tespit edildiği, sanığın bunlara ilişkin fatura veya yasal olarak ithal edildiklerini gösterir ithalat beyannamesi ibraz edemediği, sanığın iş yerinde ve muhtelif adreslerde ele geçirilen ürünlerin maddi değeri, sanığın yakalanış biçimi ve ikrarı dikkate alınarak kaçak ürünleri ticari maksat ile bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilmiştir. Sanığa ait üç ayrı adreste ele geçirilen ürünler sebebiyle 5607 sayılı Yasanın ilgili maddelerinin değerlendirilmesinde; TCK 44. maddesi gereği sanığın yalnız yaptırım açısından daha ağır olan 3/18 maddesi delaletiyle 3/5, 3/10 maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından, sanığın kaçakçılık suçundan sübut bulan eylemine uyan karar tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/18 maddesi yollamasıyla 3/5 ve 3/10 maddeleri uyarınca şahsi ve sosyal durumları, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik ve dosya kapsamı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanıkta ele geçirilen kaçak eşyanın suç tarihi itibariyle değerinin pek hafif veya hafif olmaması nedeniyle sanığa verilen cezadan, 5607 sayılı Yasanın 7242 sayılı Yasa ile değişik 3/23. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına, sanığın dosyada gümrüklenmiş değerin iki katı tutarda ödeme yapmadığı anlaşılmakla, hakkında 5607 sayılı Yasanın 7242 sayılı Yasa ile değişik 5/2-b maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına, sanığın alacağı cezasının geleceği üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen hapis cezasının miktarı ve ayrıca sanığın kamu zararını gidermediği dikkate alındığında koşulları oluşmadığından, sanık hakkında TCK'nın 50, 51. maddelerinin ve CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suça konu olduğu anlaşılan ve zapdedilip el konularak katılan kuruma teslim edilen tüm ürünlerin 5607 sayılı yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verildiği, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/567 Esas, 2024/1469 Karar sayılı dosyasında istinaf incelemesi neticesinde; "...Dosyadaki 25.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu eşyalardan olan iki ayrı adresten ele geçen bandrolsüz ve etiketsiz toplamda 110 kg açık kıyılmış tütünün yabancı menşeli olmadığı, yerli menşeli olduğu ancak uygunluk belgesi alınarak yasal olarak piyasaya arz edilen sarmalık kıyılmış tütünlerden olmadığı, fabrikasyon birim ambalajları içerisinde bulunmayan kıyılarak paketlenmeden satışa sunulan açık yerli üretim sarmalık kıyılmış tütünün 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesi uyarınca idari yaptırımı gerektirir kabahat nevinden eylemi oluşturduğu, 10/07/2010 tarih ve 27637 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç Ve Dış Ticareti İle İlgili Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 26. ve 27. maddelerindeki düzenleme dikkate alındığında 30/11/2022 tarih ve 7423 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 5607 sayılı Yasanın 3/21. Maddesinin (anılan tarih öncesi itibariyle 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesinin 1.cümlesi) ülke genelinde yaprak tütün alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı yetkileri bulunan Tütün Ticareti Yetki Belgesi sahibi kişilere yönelik olduğundan sanığın işyerlerinde ele geçirilen açık sarmalık kıyılmış tütünleri sanığın ticari maksatla bulundurduğu ve satması eyleminin 6111 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesinde belirtilen ve idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturduğu, ancak ilk derece mahkemesince bu ürünler itibariyle herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, idareden sorularak daha önce aynı eylem nedeniyle sanık hakkında verilmiş bir idari yaptırım kararının bulunmadığının tespiti halinde 5326 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince kabahat zamanaşımı süresi içinde idari para cezası ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE..." dair karar verildiği, 5-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/1334 Esas, 2024/1493 Karar sayılı dosyasında; Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/99 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararının istinafen incelendiği, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında; "... Olay tarihinde Emniyet birimlerinin edindiği istihbari bilgi kapsamında sanıkların fiili kullanımında olduğu belirtilen suça konu adresteki Baba Nargile isimli iş yerinde arama kararına istinaden yapılan aramada, dosyaya konu tütün mamullerinin ele geçirildiği, iş yerinin sanıklardan ... adına kayıtlı bulunduğu, şeklinde gerçekleşen olayda, dosya kapsamında bulunan 03.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, ele geçirilen tütün ürünlerinden sigaralarının yurt dışı menşeli, bandrolsüz, boş ve dolu makaronlarla, nargile tütünlerinin ve kıyılmış tütünlerin yerli üretim olduklarının tespit edildiği, Kemt varakasının tanzim olunduğu, suça konu tütün mamullerinin gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle "pek hafif" değerde bulunduğu, sanıklar tarafından etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığı, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında ele geçirilen ürünlerin kendisine ait olmadığı, diğer sanık Veysel'e ait olduğu, tütün ürünleri satışı yaptığı iş yerinde bulunduğundan haberi olmadığı savunmalarında bulunduğu, sanık Veysel'in aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen tütün mamullerinin kendisine ait olduğu, diğer sanıkla ilgisi bulunmadığı, kişisel kullanımı için bulundurduğu, satışını yapmadığı şeklinde tevilli ikrar mahiyetindeki savunmalarının hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı bulunmadığından Mahkememizce itibar olunmamış, toplanan delillere göre, sanıklara isnat olunan suç sabit kabul edilmekle, yurda kaçak yoldan ithal edilmiş sigaraları ithal fiiline iştirak etmeksizin ticari amaçla bulundurmak şeklindeki eylemlerine uyan, TCK.nun 44.maddesi delaletiyle 6545 sayılı Kanunun 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son fıkrası delaleti ile aynı kanunun 3/5. maddesi uyarınca alt sınırdan hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmışlar, cezalarında aynı yasanın 3/10, 3/10-son maddeleri gereğince arttırım yapılmış, 7242 sayılı yasanın 61. maddesi ile eklenen 5607 sayılı yasanın 3/23. maddesi uyarınca eşyanın değerinin (gümrüklenmiş değer) “pek hafif” olması nedeniyle sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/23. maddesi uyarınca tayin olunan cezada 2/3 oranında indirim yapılmış, sanıkların gümrüklenmiş değeri ödeyemeyeceklerini beyan ettikleri dikkate alınarak haklarında 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmamış, sanıkların yargılama sürecindeki davranışlarına göre cezaları 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesi suretiyle netice hapis ve adli para cezaları belirlenmiştir. Sanıkların gümrüklenmiş değer veya kamu zararını gidermediği ve yasal koşullar oluşmadığından haklarında CMK.nun 231/5. maddesi uygulanmamış, sanıklardan ... hakkında tekerrüre esas hüküm dolasıyla yasal olanak bulunmadığından verilen kısa süreli hapis cezası ertelenmemiş ve verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi hüküm altına alınmış, sanık Veysel bakımından ise adli sicil kayıtlarında sabıkasının bulunmaması, bir daha suç işlemeyeceğine yönelik Mahkememizde oluşan olumlu kanaat ve pişmanlığı değerlendirilerek verilen kısa süreli hapis cezası TCK.nun 51/1. maddesi gereğince ertelenmiş ve dava konusu ve gümrük kaçağı olduğu tespit edilen eşyaların 5607 sk’nun 13. ve 5237 sayılı TCK.nun 54. maddeleri gereğince müsaderesine..." dair karar verildiği, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/1334 Esas, 2024/1493 Karar sayılı dosyasında istinaf incelemesi neticesinde; "... Sanıkların 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçunu işledikleri iddia olunan olayda; sanık ...'ya ait iş yerinde ele geçirilen ve 5607 sayılı Yasa kapsamında gümrüklenmiş değerin hesabına dahil edilmediği anlaşılan suça konu eşyalardan bandrolsüz ve etiketsiz haldeki 1,5 kg açık sarmalık kıyılmış tütünün yabancı menşeli olmadığı, yerli menşeli olduğu, ancak uygunluk belgesi alınarak yasal olarak piyasaya arz edilen fabrikasyon tütün mamülü sarmalık kıyılmış tütünlerden olmadığı, standart bir birim ambalaj içinde bulunmadığı, bu nedenle eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesi uyarınca idari yaptırımı gerektirir kabahat nevinden eylemi oluşturduğu, 10/07/2010 tarih ve 27637 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti İle İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 26. ve 27. maddelerindeki düzenleme dikkate alındığında 30/11/2022 tarih ve 7423 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 5607 sayılı Yasanın 3/21. maddesinin (anılan tarih öncesi itibariyle 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesinin 1. cümlesi) ülke genelinde yaprak tütün alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı yetkileri bulunan Tütün Ticareti Yetki Belgesi sahibi kişilere yönelik olduğundan işyerinde ele geçirilen gerek miktarı itibariyle gerekse ele geçen eşyaların bir kısmının iş yerinin içerisinde raflarda satışa hazır halde ele geçirilmiş olması nazara alındığında açık sarmalık kıyılmış tütünleri sanıkların ticari maksatla bulundurması ve satması eyleminin 6111 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesinde belirtilen ve idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturduğu, ancak ilk derece mahkemesince bu ürünler itibariyle herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, idareden sorularak daha önce aynı eylem nedeniyle sanıklar hakkında verilmiş bir idari yaptırım kararının bulunmadığının tespiti halinde 5326 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince kabahat zamanaşımı süresi içinde idari para cezası verilmesi mümkün görülmüştür. 1-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, sanığın suçu ikrara yönelik savunma ve beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ... müdafinin ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, sanık ...'in aşamalardaki suçu ikrara yönelik savunma ve beyanları, bilirkişi raporu ile sanık ... adına kayıtlı olan iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada suça konu eşyaların bir kısmının iş yeri giriş kısmındaki raflarda plastik kutular içerisinde satışa arz edilmiş vaziyette ele geçirilmiş olması, yine sanık ...'nun mahkemece alınan savunmasında, miktar ve mahiyeti itibariyle ticari nitelikte olan suça konu eşyaların sanık ... tarafından iş yerine konulmuş olduğundan haberdar olması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuna uygun olarak uygulandığı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE ..." dair karar verildiği..'' -Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli, 2023/637 Esas 2023/916 Karar sayılı, -İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli, 2020/2065 Esas ve 2023/825 Karar sayılı, -Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26/03.2024 tarihli, 2024/392 Esas ve 2024/792 Karar sayılı, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2024/567 Esas ve 2024/1469 Karar sayılı, -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2024/1334 Esas ve 2024/1493 Karar sayılı kararları ile verilen kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu belirtilerek, 01.01.2022 tarihinden itibaren 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesinde Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmanın suç olarak düzenlendiği ve daha sonra 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı yasa ile aynı düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3. maddesine 21. fıkra olarak eklendiği, anılan düzenlemede tütün ticaretiyle ilgili olarak "yaprak tütün" veya "kıyılmış tütün" şeklinde bir ayrım yapılmadığı, kurumdan yetki belgesi alınmadan veya bildirimde bulunmadan "yaprak tütün" ticaretinin suç olarak düzenlenip, bu tütünün kıyılmış hale getirilerek ticaretinin yapılması durumunda eylemin kabahat oluşturduğu sonucuna varılamayacağı gibi, 5607 sayılı Yasanın 3/21. maddesindeki "Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." ibaresinin üreticiden tütün alıp satanlara hasredilmesinin de mümkün olmadığı, ceza normunun genel olduğu, 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesinde ticari amaçla kıyılmış tütün üretme ve satma eylemi için idari yaptırım düzenlenmiş ise de 4733 sayılı Yasanın 8. maddesine 6455 sayılı Yasanın 31. maddesiyle ile eklenen 12. fıkradaki "Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin ve diğer kanunlarda yer alan ceza ve tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez" şeklindeki düzenleme ile 5326 sayılı Kabahatler kanununun 15/3. maddesinde yer alan "Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır" şeklindeki düzenleme gözetildiğinde; Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmanın 01.01.2022 tarihinden itibaren suç teşkil ettiğinden anılan Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarih ve 2023/637 esas, 2023/916 karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği...'' görüşü ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini düzenleyen Kanun'un 35/3. maddesi gereğince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek uyuşmazlığın giderilmesinin istenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR 1.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/637 Esas, 2023/916 Karar sayılı, 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2020/2065 Esas, 2023/825 Karar sayılı, 3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/392 Esas, 2024/792 Karar sayılı, 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/567 Esas, 2024/1469 Karar sayılı, 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/1334 Esas, 2024/1493 Karar sayılı kararları C- KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2025 tarihli, UG - 2025/9083 sayılı "Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi" konulu yazısında; "08.11.2017 tarihli 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile 4733 sayılı Kanunun 5. maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93. maddesi ile 5607 sayılı Kanunun mülga 3/20. Fıkrasında ''Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.” düzenlemesinin getirildiği, 7061 sayılı Kanunun 123. maddesi ile aynı Kanunun 93. maddesinin yürürlüğünün 01.07.2018 tarihine ertelendiği, daha sonra ise hükmün yürürlük tarihinin 16.05.2018 tarihli 7144 sayılı Kanun ile 01.07.2019 tarihine, 30.05.2019 tarihli 7176 sayılı Kanun ile 01.07.2020 tarihine, 18.06.2020 tarihli 7247 sayılı Kanun ile ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenler bakımından 01.07.2020 tarihine, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar bakımından 01.07.2021 tarihine, 18.07.2021 tarihli 7333 sayılı Kanun ile ise 01.01.2022 tarihine ertelendiği ve nihayetinde 01.01.2022 tarihinde ise yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile getirilen ''21/03/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında yer alan “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla” ibaresi “Ticari amaçla” şeklinde değiştirilmiş, maddeye yirminci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.“(21) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ile ise; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemi 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin yirminci fıkrasında düzenlenmeye devam edilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapma suçu ise yirminci fıkradan ayrılarak 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 21. fıkrasında düzenlenmiştir. Öte yandan 4733 sayılı yasanın 8. Maddesinin (o) bendinde Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz ettikleri tütünün miktarına göre idari para cezası verileceğine dair düzenleme halen yürürlükte bulunmaktadır. Aynı yasanın 8. Maddesinin 12. Fıkrasında "Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin ve diğer kanunlarda yer alan ceza ve tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez" hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, 01.01.2022 tarihinden sonra işlenen suçlarda, Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan "yaprak tütün" veya "kıyılmış tütün" tütün ticareti yapma şeklindeki eylemin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından 5607 sayılı Yasanın 3/20. ya da 21. fıkraları kapsamında suç olarak nitelendirildiği, diğer bazı bölge adliye mahkemeleri tarafından ise 'Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, 4733 sayılı Kanunun 8/5-o maddesi uyarınca miktara göre idari para cezası verilmesini düzenleyen kanuni düzenlemenin de yürürlüğü devam etmektedir. Sonuç olarak sanığın yerli menşeli sarmalık kıyılmış tütün satmak eyleminin 5607 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenmediği, 4733 sayılı Kanunun 8/5-o bendi uyarınca idari para cezası gerektiren kabahat niteliğinde olduğu' şeklindeki gerekçelerle kabahat olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu daire kararlarından teşkil edilen dosya, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunca 29.11.2024 gün ve 2024/11 Karar sayılı kararındaki "01.01.2022 tarihinden itibaren 5607 sayılı Yasanın 3/20. maddesinde Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmanın suç olarak düzenlendiği ve daha sonra 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasa ile aynı düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3. maddesine 21. fıkra olarak eklendiği, anılan düzenlemede tütün ticaretiyle ilgili olarak "yaprak tütün" veya "kıyılmış tütün" şeklinde bir ayrım yapılmadığı, kurumdan yetki belgesi alınmadan veya bildirimde bulunmadan "yaprak tütün" ticaretinin suç olarak düzenlenip bu tütünün kıyılmış hale getirilerek ticaretinin yapılması durumunda eylemin kabahat oluşturduğu sonucuna varılamayacağı gibi, 5607 sayılı Yasanın 3/21. maddesindeki "Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." ibaresinin üreticiden tütün alıp satanlara hasredilmesinin de mümkün olmadığı, ceza normunun genel olduğu, 4733 sayılı Yasanın 8/5-o maddesinde ticari amaçla kıyılmış tütün üretme ve satma eylemi için idari yaptırım düzenlenmiş ise de, 4733 sayılı Yasanın 8. maddesine 6455 sayılı yasanın 31. maddesiyle ile eklenen 12. fıkradaki "Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin ve diğer kanunlarda yer alan ceza ve tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez" şeklindeki düzenleme ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 15/3. maddesinde yer alan "Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır" şeklindeki düzenleme gözetildiğinde; Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmanın 01.01.2022 tarihinden itibaren suç teşkil ettiği kanaatinde olduğumuzdan uyuşmazlığın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 20.06.2023 tarih ve 2023/637 esas, 2023/916 karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşü ile dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." şeklindeki görüşle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme sonucu, yukarıda açıklanan yasal mevzuatta dikkate alındığında, 01.01.2022 tarihinden itibaren, Tütün ve Alkol Piyasası Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan "yaprak tütün" veya "kıyılmış tütün" tütün ticareti yapma şeklindeki eylemin 5607 sayılı Yasanın 3/20. fıkrasındaki, 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra ise aynı yasanın 3/21. fıkrasındaki suçu oluşturacağı neticesine varılmış olup uyuşmazlığın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarih ve 2023/637 Esas, 2023/916 Karar sayılı kararı ile bu yönde görüş içeren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.11.2024 gün ve 2024/11 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesinin hukuka uygun olacağı değerlendirilmiştir. " şeklindeki kanaat ileri sürülmüştür. D- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER Uyuşmazlığa konu eşya yerli olmakla birlikte mamül haline getirilmemiş, kıyılmış tütün olup; 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 4733 Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/5. maddesinin (h) bendi ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'', (ı) bendi ''Kurumdan uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'' şeklindedir, bu düzenlemede ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerin eylemleri kurumdan uygunluk belgesi alınmamış olması halinde kabahat olarak düzenlenmiştir. 12.10.2005 tarihli ve 25964 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 12.07.2011 tarihli 27992 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile ise değiştirilen Sarmalık Kıyılmış Tütün Mamüllerinin Üretimi, Ambalajlanması ve Piyasaya Arzına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde sarmalık kıyılmış tütün: tütün yaprağının ve/veya tütün bitkisi parçalarının tamamen veya kısmen ham madde olarak kullanılması ile kıyılarak hazırlanan tütünü, sarmalık kıyılmış tütün mamulü: Koruyucu maddeler dışında herhangi bir katkı maddesi ilave edilmeden, tütün yaprağının ve/veya tütün bitkisi parçalarının tamamen ham madde olarak kullanılması ile kıyılarak hazırlanan, birim paket içinde piyasaya arz edilen tüttürme amaçlı ürünü... ifade eder'' şeklinde tanımlanmış, 5. maddesinde ''Sarmalık kıyılmış tütün mamülü, 4.11.2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Kapsamında, Kurumdan Tesis Kurma ve Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgesi alanlar tarafından üretilir'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu yönetmelik hükümlerinden, sarmalık kıyılmış tütünün mamül haline getirilerek bandrollü birim paket içinde piyasaya arzının belirtilen yönetmelik kapsamında Tesis Kurma ve Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgesi alanlar tarafından yapılabileceği, ülkemizde yaygın olarak rastlandığı üzere mamül haline getirilmemiş olan sarmalık kıyılmış tütünün üretiminin ise yasal bir rejim içerisinde düzenlenmediği anlaşılmaktadır. 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinde ise ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'' aynı maddenin (ı) bendi ''Kurumdan uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. '' aynı maddenin (o) bendi ise ''Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz ettikleri tütünün; 50 kilograma kadar (50 kilogram dâhil) olması halinde 250 TL. 50 kilogramdan 100 kilograma kadar (100 kilogram dâhil) olması halinde 500 TL. 100 kilogramdan 250 kilograma kadar (250 kilogram dâhil) olması halinde 1.500 TL. 250 kilogramdan 500 kilograma kadar (500 kilogram dâhil) olması halinde 3.000 TL. 500 kilogramdan fazla olması halinde 5.000 TL. idari para cezası verilir'' şeklindedir, bu hüküm ile mamül haline getirilmemiş sarmalık kıyılmış tütün için enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ve makarondan farklı bir düzenlemeye gidilmiş, ticari amaçla (mamül haline getirilmemiş) sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerin eylemleri ile ilgili olarak kurumdan uygunluk belgesi alma imkanı ortadan kaldırılmıştır, böylece 4733 sayılı Kanunda, 12.07.2011 tarihli 27992 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile değiştirilen 12.10.2005 tarihli Sarmalık Kıyılmış Tütün Mamüllerinin Üretimi, Ambalajlanması ve Piyasaya Arzına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine paralel bir düzenlemeye gidilmiştir. 08.11.2017 tarihli, 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile tütün ticaretine ilişkin kabahati düzenleyen 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93. maddesi ile, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) mülga 3/20. maddesinin ''Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklinde düzenlenmesi ile yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticaretinin kabahat olmaktan çıkartılıp suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmenin ise 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (ı) bendinde kabahat olarak korunmakla birlikte ayrıca suç olarak düzenlendiği ancak ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendinde kabahat olarak var olmaya devam ettiği, 7061 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile aynı Kanun'un 93. maddesinin yürürlüğünün 01.07.2018 tarihine ertelendiği, daha sonra ise hükmün yürürlük tarihinin 16.05.2018 tarihli 7144 sayılı Kanun ile 01.07.2019 tarihine, 30.05.2019 tarihli 7176 sayılı Kanun ile 01.07.2020 tarihine, 18.06.2020 tarihli 7247 sayılı Kanun ile ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenler bakımından 1.7.2020 tarihine, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar bakımından 1.7.2021 tarihine, 18.07.2021 tarihli 7333 sayılı Kanun ile ise 01.01.2022 tarihine ertelendiği ve nihayetinde 01.01.2022 tarihinde ise yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile getirilen ''21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında yer alan “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla” ibaresi “Ticari amaçla” şeklinde değiştirilmiş, maddeye yirminci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.“(21) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ile ise; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemi 5607 sayılı Kanun'un 3/20. maddesinde suç olarak düzenlenmeye devam edilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapma suçu ise yirminci fıkradan ayrılarak 5607 sayılı Kanun'un 3/21. maddesinde düzenlenmiştir. E- İNCELEME, DEĞERLENDİRME, GEREKÇE VE SONUÇ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Dairemize gönderilen karar uyuşmazlığının giderilmesine dair başvuru evrakı incelendi: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairelerinin kararları arasında ortaya çıkan ve Dairemizce çözümlenmesi talep edilen uyuşmazlığın konusu; 01.01.2022 tarihinden sonra işlenen suçlarda, yerli olmakla birlikte mamül haline getirilmemiş kıyılmış tütün ticaretinin 4733 sayılı Kanun uyarınca kabahat mi, yoksa 5607 sayılı Kanun uyarınca suç mu oluşturacağına ilişkindir. Kanun koyucu tarafından 4733 sayılı Kanunda düzenlenen kabahat eylemlerinde; a) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti,b) makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek, c) ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak üçlü bir ayrıma ve düzenlemeye yer verilmişken, daha evvel yalnızca kabahat olarak düzenlenen söz konusu eylemler 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişikliklerle suç haline getirilirken a) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti, b) makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiş, ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak açıkça bir düzenleme getirilmemiştir. Ticari amaçla mamul haline getirilmeyen sarmalık kıyılmış tütün ticaretini, makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemleri çerçevesinde değerlendirmenin mümkün olmadığı açık olmakla birlikte, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir. Tütün ticareti kavramına 10.07.2010 tarihli Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yer verilmiş olmakla birlikte, tütün ticareti ibaresinde belirtilen tütünün tanımı ile ilgili olarak mevzuatımızda bir düzenleme bulunmamaktadır. Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin amacı birinci maddesinde ''Bu Yönetmeliğin amacı; tütün üretimi, üretici tütünlerinin alım satımı, tütünlerin işlenmesi, depolanması, tütün işleme tesislerinin kurulması, tütün iç ve dış ticareti, denetimi ve üretici ile alıcının hak ve yükümlülükleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir. '' şeklinde belirtilmiştir. Tanımlar başlıklı 4/1. maddesinin (c) bendinde İşlenmemiş tütün: Üreticiler tarafından tarlaya dikilen, yetişerek olgunlaşan, daha sonra kırımı yapılarak değişik yöntemlerle kurutulan denklenmemiş veya kaba bir tasnife tabi tutularak çeşitlişekillerde denklenmiş tam ve yırtıklı tütün yapraklarını, (ç) bendinde İşlenmiş tütün: İşlenmemiş tütünlerin alıcılar tarafından, işleme tesislerinde çeşitli işlemlerden geçirilerek, belirli kriterlere göre yeniden tasnife tabi tutulması veya tütün bitkisinin herhangi bir bölümünün işleme tesislerinde tütün mamulü hammaddesi bir ürüne dönüştürülmesi sonucu elde edilen ambalajlanmış tütün yapraklarını, yaprak parçalarını ve diğer tütün mamulü hammaddelerini, ... ifade eder, şeklinde düzenlenmiştir, yönetmeliğin tütün ticareti yetki belgesi başlıklı 26. maddesi ''Tütün ticareti yapabilmek için Bakanlıktan uygunluk belgesini almış olmak şarttır. Uygunluk belgesi almak isteyen gerçek ve tüzel kişiler gerekli izin taleplerini içerir dilekçelerini, aşağıdaki bilgi ve belgeleri içeren bir takım dosya ile birlikte şahsen veya yetkili temsilcileri vasıtasıyla Bakanlığa iletirler...'', şeklinde, Tütün ticareti başlıklı 27. maddesi ise; (1) Üreticiden alınan tütünlerin tütün satış merkezlerine veya(Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351)Bakanlığa tescili kaydıyla dahilde alınması, satılması ve nakledilmesi serbesttir. (2) Alıcılar, aralarında yaptıkları tütün alım ve satımlarını, şekli ve içeriği (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351)Bakanlık tarafından belirlenen Tütün Alım-Satım Bildirimine uygun olarak, fatura düzenleme tarihini takip eden beş iş günü içinde(Ek ibare:RG-29/11/2015-29547) faturanın bir sureti ile birlikte (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. (3) (Değişik:RG-29/11/2015-29547) Alıcı, tütün stokları ile ihracat ve ithalat miktarlarını, şekli ve içeriği (Değişik ibare:RG-31/12/2020- 31351) Bakanlık tarafından belirlenen Tütün Mevcut Bildirimine uygun olarak, haziran ve aralık ayları sonu itibariyle takip eden ayın on beşinci günü mesai saati bitimine kadar (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlığa bildirmek zorundadır. (4) Tütün TicaretiYetki Belgesine sahip alıcılar ticaretinin yapılmaması kaydı ile menşe, nevi ve işleme partisi bazında, içim ekspertizi, numune, fiziksel ve kimyasalanalizler için, beş kilograma kadar kıyılmış, öğütülmüş, parçalanmış,ezilmiş tütün bulundurabilirler. (5) Yazılı sözleşme esasına göre tütün üretenler ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi ikinci fıkrasına göre sözleşme dışı tütün üretim bildiriminde bulunarak tütün üretenlerden (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351)Bakanlığa bildirilip kayıt altına alınanlar, ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği yaprak tütünleri kullanarak (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) şahsi tüketimi için elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde edebilirler.'' şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemelerde Bakanlıktan uygunluk belgesi alınması ve Bakanlığa bildirimi gereken hususlar düzenlenmiştir. Bu yönetmelikte kıyılmış tütün ticareti değil de yaprak tütün ticareti düzenlenmektedir. Dairemizin benzer bir konuya ilişkin 20.05.2025 tarihli ve 2015/712 Esas ve 2025/7707 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 08.11.2017 tarihli 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile tütün ticaretine ilişkin kabahati düzenleyen 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un mülga 3/21. maddesi ile yaprak tütüne ilişkin olarak yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticaretinin kabahat olmaktan çıkartılıp suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakletmenin ise 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (ı) bendinde kabahat olarak korunmakla birlikte ayrıca suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu tarafından ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün (mamül haline getirilmemiş) üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak suç düzenlemesi yapıldığından bahsedebilmek için, 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendi ya da benzer bir düzenlemenin madde metnine taşınmış olması gerekmektedir. 7061 sayılı Kanun'un 63. maddesinin gerekçesinde de bu konuda bir anlatıma yer verilmemiştir. Neticeten; ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün (mamül haline getirilmemiş) üretmek, satmak veya satışa arz etmek eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendinde kabahat olarak var olmaya devam ettiği, suçun kanuniliği ilkesinden hareketle; suç olarak ihdas edilen ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmak'' şeklindeki eylemde, anlaşılması gerekenin yaprak tütün ticareti olduğu, ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütünün (mamül haline getirilmemiş) ticaretinin bu kapsamda 5607 sayılı Kanun uyarınca kaçakçılık suçu olarak değerlendirilemeyeceği, 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendi uyarınca kabahat teşkil ettiği şeklinde Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine, Dosyanın talepte bulunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin Ceza Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.