Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/2171 E. , 2025/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/95 Değişik iş KABAHATLİ : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'a muhalefet KABAHAT : ... TV - ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın red
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/2171 E. , 2025/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/95 Değişik iş KABAHATLİ : 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'a muhalefet KABAHAT : ... TV - ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'a aykırılıktan kabahatli ... TV - ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. hakkında 73.263,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 20.08.2013 tarihli ve 89 sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.01.2014 tarihli ve 2013/964 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2014/95 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2014 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.05.2014 tarihli ve KYB-2014/183391 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiş ise de, Dairemizin 25.11.2014 tarihli ve 2014/19964 Esas, 2014/19827 Karar sayılı kararı ile talep reddedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli ve KYB- 2020/56252 sayılı yazısı ile Dairemiz kararının kaldırılarak kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi hususunda itirazda bulunulmuş, Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2022/7538 Esas, 2022/14263 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden itirazın reddine karar verilmiş ve itiraz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2022/7-550 Esas, 2024/393 Karar sayılı kararıyla itirazın kabulüne, Dairemizin 25.11.2014 tarih ve 2014/19964 Esas, 2014/19827 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2014 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.05.2014 tarihli ve KYB-2014/183391 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.05.2014 tarihli ve KYB-2014/183391 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre; ... TV logosuyla yayın yapan ... TV - ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. hakkında, 03.06.2013 tarihinde yayınlanan bir sinema filminin çeşitli sahnelerinde yer alan sigara görüntülerinin, teknik açıdan izleyicilerin algılayamayacağı hale getirilmeden yayınlandığı gerekçesiyle, ulusal çapta yayın yapan muteriz yayın kuruluşu hakkında idari para cezası uygulanmasını müteakip, yayıncı kuruluş vekili tarafından anılan cezaya karşı, müvekkili kuruluşun ulusal çapta yayın yapan değil, yerel yayın yapan kuruluş olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunduğu, Ankara 7.Sulh Ceza Mahkemesince, muteriz yayın kuruluşunun uydu hizmeti veren bir yayın kuruluşu olması sebebiyle, ulusal yayın kuruluşu olarak tanımlanması gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 3.maddesinin 6.fıkrasında yer alan "Televizyonda yayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamaz, görüntülerine yer verilemez." şeklindeki düzenlemeye aykırılığın müeyyidesi, aynı Kanun'un 5.maddesinin 4.fıkrasında gösterilmiş olup, buna göre, "3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapan kuruluşlar, bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın yapan kuruluşlar, beşbin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlar, ellibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye ... yetkilidir." biçimindeki düzenlemeye göre, yerel yayın kuruluşlarına bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlara, ellibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası öngörüldüğü, çözümlenmesi gereken meselinin muteriz firmanın yerel veya ulusal çapta yayın yapan kuruluş olup olmadığı noktasında toplandığı, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin 1.fıkrası (jj) bendine göre, "Yerel yayın: En fazla bir ilin sınırları içine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini", Aynı fıkranın (e) bendine göre, "Bölgesel yayın: Bir çoğrafi bölge içindeki illerin toplam nüfusunun asgari yüzde yetmişine ve Üst Kurulca coğrafi bölge içinde belirlenen illere ulaştırılan yayın hizmetini", (aa) bendine göre de, "Ulusal yayın: ülke nüfusunun asgari yüzde yetmişine ve Üst kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini", ifade ettiği, Muteriz kuruluşun vekili tarafından ibraz edilen belgelere göre, ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.'nin, Bursa İline yönelik karasal ortamdan yerel yayın yapan bir kuruluş olduğu, her ne kadar uydu ortamında ülke geneline yayınları ulaşsa da, bunun yerel yayın lisansını değiştirmeyeceği, üst kurul tarafından belirlenen yerleşim yerlerine bu yayının karasal ortamdan (karasal verici sistemleri) vasıtasıyla ulaştırılmasını gerektiği, televizyon yayınının uydu ortamı ya da platform işletmecileri (Digitürk, D-smart gibi) tarafından yayınlanmasının, o yayının ulusal yayın olarak kabul edilmesine elverişli olmadığı, nitekim yerel yayın yapan kuruluşlara, ulusal yayın yapan kuruluşlar gibi yüksek oranda idari cezalar uygulanması sonucunda duyulan rahatsızlığı dile getiren bazı üst kurul üyelerinin istemi üzerine, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 23.10.2013 tarihli kararı ile konunun hukuk müşavirliğine sevk edilerek, yapılacak çalışma sonucunun Üst Kurula sunulmasının istendiği nazara alındığında, mahkemece çözümü uzmanlığı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususta herhangi bir bilirkişi incelemesi ve araştırması yapılmaksızın mahkemenin kendi değerlendirmesi sonucu başvurunun reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2014/95 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir sinema filmindeki sigara görüntülerinin izleyicinin algılayamayacağı hale getirilmeden yayınlanması nedeniyle televizyon yayın kuruluşuna 4207 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmiş; kuruluş yerel yayın yaptığını ileri sürerek başvurmuş, sulh ceza mahkemesi uydu yayını nedeniyle ulusal saymış ve itiraz reddedilmiştir.
Hukuki İlke: 4207 sayılı Kanun'un 5/4. maddesinde yerel, bölgesel ve ulusal yayın kuruluşları için farklı idari para cezası miktarları öngörülmüş; 6112 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki tanımlara göre yayının niteliği belirlenir. Yayının uydu veya platform üzerinden ülke geneline ulaşması tek başına ulusal yayın saymaya yetmez; yayın niteliği çözümü teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılmadan mahkemenin kendi değerlendirmesiyle karar verilemez.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: RTÜK idari para cezalarına itirazda yayın kuruluşunun yerel/bölgesel/ulusal niteliği ceza miktarını belirlediğinden kritiktir; uydu/platform erişimi ulusal yayın karinesi doğurmaz. Yayın niteliği çekişmeliyse bilirkişi incelemesi talep edilmeli, aksi halde eksik inceleme nedeniyle bozma gündeme gelir.